Felsefe Bölümü, “Kant: Aklın Trajedisini Aşmak” Başlıklı Bir Söyleşi Düzenledi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından “Kant: Aklın Trajedisini Aşmak” konulu söyleşi düzenlendi.
İKÇÜ Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda düzenlenen etkinlikte, 9 Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu konuk konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğe İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhi Can Alkın ile Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yıldız Karagöz Yeke, Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Pakize Arıkan Sandıkçıoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Kant felsefesini içinde bulunduğu çağın dinamikleriyle birlikte okumanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu, “Kant, aşırı derecede soyut, formel, analitik bir filozof. Kant’a ilişkin makaleler yazıldığı zaman ya da Kant hakkında eleştiriler yapıldığı zaman, sanki uzaydan inmiş bir varlıktan bahsediyor gibiyiz. Kant’ı, biraz ete kemiğe büründürmek gerekiyor bence. Bu kadar kritiğin yazılması için ortada bir problemin olması lazım. Bunu anlamak için de, Kant’ın temel eserlerini ya da eleştirel felsefesini geliştirdiği kültürel koşullara bakmak gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Prof. Dr. Çörekçioğlu Kant’ın, Aydınlanma’nın, dolayısıyla da modernitenin ilk krizi olan; bazı yönlerden çağımıza da benzeyen parçalanma döneminde yazdığını belirtti. Bu parçalanmanın modern bilimlerin kendisi üzerine temellendiği nedensellik ilkesine ve dolayısıyla da modern bilimin kendisine dayandığı epistemolojiye yönelik Hume tarafından getirilen eleştiriye dayandığını söyleyen Prof. Dr. Çörekçioğlu, öte yandan Rousseau tarafından getirilen uygarlık eleştirileri ve ilerleme düşüncesine karşı gelenekselciliğin savunusu ile birlikte derinleştiğini ifade etti. Prof. Dr. Çörekçioğlu, “Kant aslında, Aydınlanma düşüncesini, bu demektir ki aslında moderniteyi yeniden yapılandırmaya çalışıyor genel olarak. Bu da kaçınılmaz olarak, Kant'ın teşhisine göre aklı, yani modern aklı yeniden yapılandırmak anlamına geliyor. Dolayısıyla Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi, Pratik Aklın Eleştirisi ve Yargı Gücünün Eleştirisi eserleri de, aslında aklın yetilerinin, yeteneklerinin bir dökümünü yapmak ve aynı zamanda aklın sınırlarını göstermekten geçiyor” dedi.
Etkinlik, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından öğrenciler tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisi ile birlikte sona erdi.