FTR Zirvesi: Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda İnovasyon

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "3. Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi", alanın profesyonellerini ve akademik dünyayı bir araya getirdi Ana teması "Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda İnovasyon" olarak belirlenen kongre, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Derya Özer Kaya’nın ev sahipliğinde başladı. İki gün sürecek olan organizasyonun açılışına; Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Halil Murat Karadağ, FTR Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlknur Naz Gürşan, dekanlar, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin yanı sıra farklı üniversitelerden gelen konuk akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri katıldı. Sağlık Hizmetinde "Vicdanlı Profesyonel" Kongrenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, sağlık profesyonellerinin yetiştirilmesinde bilimsel yetkinliğin ötesinde ahlaki ve insani değerlerin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Konuşmasında "vicdanlı sağlık profesyoneli" vurgusu yapan Prof. Dr. Köse, “Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi'nin üçüncüsünü gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Her alanda olduğu gibi bu alanda da en iyi olma hedefimize, bu tür nitelikli organizasyonların büyük katkı sunduğuna inanıyorum. Bizler, bu alana sadece sağlık eksenli bakan değil; bunu bir ibadet gibi gören nesiller yetiştirme gayreti içindeyiz. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip eden vizyonumuzun yanında, ahlaki gelişmeyi de her zaman önceliyoruz. Sağlık profesyonellerinin esas işlevi insan ruhunu iyileştirmektir. İnsan bedenine dokunurken vicdan, merhamet ve sabır en güçlü melekelerimiz olmalıdır. Modern sağlık sistemleri teknolojiyle gelişebilir; ancak vicdanla derinleşir. Merhametin ve empatinin olmadığı yerde tedavi her zaman eksik kalır. Fizyoterapi alanında temel unsur güvendir; karakterden ve etik duyarlılıktan uzak bir yaklaşımın toplumda karşılık bulması mümkün değildir. İnsanı merkeze alan bir medeniyet perspektifiyle konuya yaklaşılmalı; multidisipliner çalışma kültürü ve araştırma kapasitesi bu temel üzerine inşa edilmelidir” diye konuştu. Sağlıklı Bireyler Güçlü Toplumların Temelidir Yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalıklar karşısında rehabilitasyonun stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirten Rektör Prof. Dr. Saffet Köse üniversitelerin bu süreçteki sorumluluklarına değindi.  FTR’nin toplumsal kalkınmadaki stratejik önemine vurgu yapan Prof. Dr. Köse, “Nörolojik sorunların ve kronik hastalıkların arttığı günümüzde, rehabilitasyon yaşam kalitesi için kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Fonksiyonel bağımsızlığın korunması, hem bireyin toplum içindeki varlığı hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükün hafifletilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir. Rehabilitasyon hizmetleri, sadece yaşam kalitesini artırmakla kalmaz; aynı zamanda bireyi yeniden iş gücüne katarak ülke ekonomisine doğrudan katma değer sağlar. Uzun dönemli bakım maliyetlerini düşüren bu süreç, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Ülke olarak bu konuda oldukça iyi bir noktadayız. Biz biliyoruz ki sağlıklı bireyler, güçlü toplumların temelidir. Üniversite olarak eğitim odağında sağlık sistemine yaptığımız her yatırım, aslında yarının daha güçlü Türkiye’sine yapılan bir yatırımdır. İnsanı merkeze alan bir medeniyet perspektifiyle; multidisipliner çalışma kültürü ve araştırma kapasitemizi uluslararası iş birlikleriyle inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. Fizyoterapide İnovasyon Yolculuğu Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Derya Özer Kaya, kongrenin klasik bir bilimsel toplantının ötesinde, mesleki geleceğin yeniden şekillendiği bir durak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kaya, “Bugün burada yalnızca bir bilimsel toplantının açılışını yapmıyoruz. Aslında fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında ortak aklın, bilimsel sorumluluğun ve mesleki geleceğin yeniden şekillendiği bilimsel bir yolculuğun üçüncü durağında bir araya geliyoruz. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi, ilk düzenlendiği günden itibaren klasik bir kongre olmanın ötesinde bir anlam taşımıştır. İlk kongrede hedefimiz eğitimde kaliteyi ve ortak standartları tartışmaktı ki bu süreci tam akreditasyon ile taçlandırdık. İkinci kongrede araştırma kültürünü güçlendirerek bilimsel üretkenliği merkeze aldık. Bugün üçüncüsünde ise çok daha iddialı bir noktadayız: Bilgiyi yalnızca üretmek değil, dönüştürmek ve geleceğe yön vermek. Bilimsel kongreler yalnızca bilgi aktarımının yapıldığı ortamlar değildir. Asıl değer; kurulan diyaloglarda, sorulan sorularda ve başlayan iş birliklerinde ortaya çıkar. Çünkü bilim merakla başlar, sorgulamayla gelişir, paylaşım ile büyür. Fizyoterapinin geleceğini şekillendirecek olan, sizlerin bilimsel cesareti olacaktır” diye konuştu. Fizyoterapistin Yeniden Tanımlanan Rolü Fizyoterapistlerin modern sağlık sistemindeki karar verici rollerinin her geçen gün daha da kritikleştiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, mesleğin gelecekteki konumuna dair değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kaya, “Gerçek gelişim ancak eğitim, araştırma ve inovasyon üçgeni birlikte çalıştığında ortaya çıkar. Dünya sağlık sistemleri köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Yaşam süresinin uzaması, kronik hastalık yükünün artması ve fonksiyonel bağımsızlığın sağlık sistemlerinin temel göstergesi haline gelmesi bize açık bir gerçeği göstermektedir: Geleceğin sağlık sisteminde rehabilitasyon merkezi bir rol üstlenecektir. Bu değişim, fizyoterapistin rolünü de yeniden tanımlamaktadır. Bugünün fizyoterapisti artık sadece uygulayıcı değil; klinik karar veren, veri üreten, teknoloji geliştiren, multidisipliner ekipleri yöneten ve toplumsal sağlık politikalarına katkı sağlayan bir sağlık profesyonelidir. Geleceğin güçlü toplumları, sağlıklı bireyler ve nitelikli sağlık profesyonelleri ile mümkün olacaktır. Bizler yetiştirdiğimiz her öğrenciyle ve yaptığımız her bilimsel katkıyla aslında toplumun yarınlarına yatırım yapıyoruz. Fizyoterapi ve rehabilitasyon yalnızca hareketi yeniden kazandırmak değildir; insana umut vermektir, yaşam kalitesini yükseltmektir, bağımsızlığı yeniden mümkün kılmaktır. Bilimin rehberliğinde, mesleki dayanışma ve ortak değerlerimiz ışığında daha sağlıklı bir toplum için birlikte çalışmaya devam edeceğimize inanıyorum” dedi. Akademiden Kliniğe Köprü: İKÇÜ Mükemmeliyet Merkezi Hedefi Fakültenin 15 yıllık deneyimiyle bugüne kadar 400’ü fizyoterapist olmak üzere 2500’ün üzerinde sağlık profesyoneli mezun ettiğini belirten Prof. Dr. Kaya, Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gelecek hedeflerini paylaştı. Üniversitelerin bilgi üretme misyonu ile toplum sağlığına rehberlik etme vizyonu arasındaki doğrudan bağa dikkat çeken Dekan Prof. Dr. Kaya, “Üniversitelerin gerçek gücü yalnızca eğitim vermelerinde değil; bilgi üretmeleri ve topluma rehberlik etmelerindedir. Bu noktada Uygulama ve Araştırma Merkezlerimiz, akademiyi klinikle buluşturan ve öğrenciyi üreten bireye dönüştüren özel bir misyon üstlenmektedir. Bizler, merkezimizin yapılanmasını güçlendirerek bilimsel üretimi toplum sağlığına katkıya dönüştürmek istiyoruz. Akademik bilginin klinik uygulama ile harmanlandığı bir ‘Mükemmeliyet Merkezi’ olma gayretindeyiz. Fizyoterapi yalnızca hareketi yeniden kazandırmak değildir; insana umut vermektir, yaşam kalitesini yükseltmektir. Fakültemizin gelişimine ve Merkezimizin yapılanmasına verdikleri güçlü destek nedeniyle Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Saffet Köse’ye ve Rektör Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Yasin Bulduklu’ya şükranlarımı sunuyorum. Kongrenin düzenlenmesinde büyük emek harcayan düzenleme kuruluna, bilim kuruluna, değerli konuşmacılarımıza ve destek veren tüm kurum ve kuruluşlara, akademik ve idari personelimize, paydaşlarımıza, programa katılan siz değerli konuklarımıza içten teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu. 200’ü Aşkın Katılımcı ve Uygulamalı Eğitimler Kongrenin açılışında bölümün gelişim süreci ve program detayları hakkında bilgi veren Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlknur Naz Gürşan, 2016 yılında kurulan bölümün genç ve dinamik kadrosuyla kısa sürede güçlü bir bilimsel ivme yakaladığını vurguladı. Prof. Dr. Gürşan, bölümün Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından 5 yıl süreyle akredite edilerek eğitim kalitesini tescillediğini paylaştı. Kongre programının zenginliğine değinen Prof. Dr. Gürşan, geleneksel yöntemlerin ötesine geçilerek geleceğin sağlık sistemine odaklanıldığını aktardı. Akademik başarıların sürdürülebilirliği için inovasyonun ve genç araştırmacıların desteklenmesinin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürşan, “Bu yıl ‘Eğitimden Klinik’e, Araştırmadan İnovasyona’ uzanan zengin bir içerik hazırladık. Geleceğin fizyoterapistlerinin sahip olması gereken yetkinliklerden yapay zekâ uygulamalarına, kronik ağrıdan spinal patolojilere kadar geniş bir perspektif sunuyoruz. Özellikle genç araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürüyle erken dönemde tanışmasını hedefleyen kongre programımıza, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı projelerini de dahil ettik. Bilimsel etkileşimi sürdürülebilir kılmak adına, sunulan başarılı bildirileri üniversitemiz dergisinde yayımlayarak literatüre katkı sunmaya devam ediyoruz. İki yıldır 200’ün üzerinde katılımcıyla büyüyen bu kongrenin arkasında her detaya dokunan büyük bir emek var. TÜBİTAK 2223-B desteğiyle gerçekleştirilen bu organizasyon, bizler için ayrı bir motivasyon kaynağıdır. Kongremizin son gününde ise mesleki gelişime katkı sunacak olan beş farklı kursu, uygulama araştırma merkezimizde gerçekleştireceğiz. Bu güçlü kurumsal desteği sağlayan Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’ye, düzenleme kurulumuza ve organizasyonun görünmeyen yüzü olan özverili öğrencilerimize, kongremizi zenginleştiren değerli sponsorlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Bilimsel programın içeriğine dair detaylar paylaşan Prof. Dr. Gürşan, "Eğitimden Klinik’e, Araştırmadan İnovasyona" temasıyla hazırlanan panellerde; değişen sağlık sistemi doğrultusunda geleceğin fizyoterapistlerinin sahip olması gereken yetkinliklerden mezuniyet sonrası kariyer yolculuğuna, kronik ağrı yönetiminden spinal patolojilere kadar çok geniş bir yelpazede sunumlar yapılacağını ifade etti. Dijital Dönüşümden Telerehabilitasyona: Çok Yönlü Bilimsel İçerik Açılış konuşmalarının ardından "Geleceğin Fizyoterapistleri İçin Donanım Ne Olmalıdır?" başlıklı panele geçildi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Özer Kaya ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehtap Malkoç’un oturum başkanı olarak yönettiği panelde; Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım, “Geleceğin Fizyoterapisti: Değişen Koşullara Uyum Becerileri” başlıklı bir sunum yaptı. Kongrenin bilimsel programı; fizyoterapi ve rehabilitasyonun geleceğini şekillendiren en güncel temaları kapsayacak şekilde yapılandırıldı. İki gün boyunca sürecek oturumlarda; klinik karar verme süreçleri, kronik ağrı ve spinal patolojilere yönelik modern yaklaşımlar ile yenilikçi egzersiz stratejileri derinlemesine ele alınacak. Mesleğin teknolojik dönüşümünün masaya yatırılacağı kongrede; yapay zekâ uygulamaları, dijital ölçüm ve izleme teknolojileri ile telerehabilitasyon süreçleri multidisipliner bir bakış açısıyla tartışılacak.  Programın son gününde İKÇÜ laboratuvarlarında gerçekleşecek beş farklı mesleki kurs ile katılımcıların pratik gelişimine katkı sunulacak.