Sanayinin Kalbinde Güç Birliği

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi ile İKC-ENSO Topluluğu ev sahipliğinde düzenlenen; geleceğin mühendislerini sektörün öncü firmalarıyla buluşturan Mühendislik ve Sektör Buluşmaları "MUSEB 2026", resmi açılış töreni ile başladı. Akademik derinliği endüstriyel tecrübeyle birleştiren organizasyonda öğrenciler, iki gün sürecek 10 farklı oturumda sektörün güncel dinamiklerini uzmanlarından dinleme şansı yakalıyor. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) ve Ulukent Sanayiciler Derneği gibi güçlü paydaşların destek verdiği etkinlikte; fuaye alanında kurulan 40’ı aşkın firmanın standı, öğrencilere profesyonel iş ağlarını geliştirme ve kariyer imkânlarını yerinde değerlendirme fırsatı sunuyor Organizasyonun açılış törenine; İKÇÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut ve Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İAOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cem İnam, Ulukent Sanayiciler Derneği Başkanı Mehmet Ömer Telcioğlu, İKÇÜ MMF Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Mühendislik Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Ahmet Aykaç ve Mühendislik Topluluğu Başkanı Zührenaz Elif Akbulut katıldı. 21. Yüzyıl Mühendisliğinde "Canlı Odaklı" Dönüşüm Açılış töreninde konuşan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, mühendislik disiplininin sadece teknik bir uğraş değil, insanlığın var oluş mücadelesinde temel bir taşıyıcı sütun olduğunu vurguladı. Mühendislik biliminin 21’inci yüzyıla damgasını vurduğuna işaret eden Prof. Dr. Bulduklu, "Tarihsel bir perspektifle baktığımızda; 19. yüzyılın sosyal bilimlerin ve felsefi temellerin şekillendiği bir dönem olduğunu görüyoruz. Ancak 20. yüzyıl, mühendislerin hem yıkan hem de yeniden inşa eden gücüne tanıklık etti. Savaşların yönünü değiştiren mühendislik zekâsı, savaş sonrası dünyayı da imar ederek medeniyeti yeniden ayağa kaldırdı. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda ise artık bambaşka bir düzlemdeyiz. Bugün mühendislik, sadece bir inşa süreci değil; yapay zekâ, inovatif girişimler ve her 5 yılda bir kendini tamamen yenileyen teknolojik bir devrimdir. Artık sadece teknik bilgiye sahip olanlara değil, 'değişimi yöneten' vizyoner mühendislere ihtiyacımız var. Çünkü 21. yüzyıl mühendisi, dünyayı sadece tüketecek bir kaynak olarak gören değil, onu gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şekilde devretmeyi hedefleyen bir 'emanetçi'dir" diye konuştu. Mühendislikte Paradigma Değişimi ve Ekosistem Sorumluluğu Mühendisliğin klasik "insan için çözüm üretme" disiplininden çıkıp, tüm ekosistemi merkeze alan "canlı odaklı" bir evreye geçtiğini belirterek yaşanan stratejik dönüşüme değinen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, mühendislik mesleğinin artık bir 'onarım' ve 'yaşatma' sorumluluğu da taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Bulduklu, "Geçmiş yüzyıllarda mühendislik, doğayı insanın konforu için dönüştürme sanatı olarak görülüyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktada, insanı ekosistemin dışına koyan her çözümün, uzun vadede insanın kendisine zarar verdiğini görüyoruz. Artık sadece 'insan odaklılık' yeterli değil; bizler canlı odaklı bir mühendislik felsefesini benimsemek zorundayız. Bu felsefe; tasarlanan bir köprünün, geliştirilen bir algoritmanın ya da inşa edilen bir tesisin sadece kullanıcıya değil, içinde bulunduğu ekosistemin tüm paydaşlarına —toprağa, suya, hayvana ve bitki örtüsüne— nasıl hizmet ettiğini sorgular. Bizlere bırakılan mirası, yarının sahiplerine eksiksiz teslim etme borcumuz var. Bu noktada mühendislik, artık sadece verimlilik (efficiency) üzerine değil, 'yenileyici güç' (regenerative power) üzerine kurulmalıdır. Yapay zekâ ve inovatif girişimleri konuşurken asıl hedefimiz, bu gücü biyolojik yaşamın korunması ve geliştirilmesi için nasıl kullanacağımız olmalıdır. Kaynakları tüketen değil, döngüsel ekonomiyle kaynakları geri kazanan, doğayı taklit eden değil, doğayla uyumlanan çözümler artık mesleğinizin elit ve vazgeçilmez kısmını oluşturuyor" dedi. Sanayinin Kalbinde, Başarının Merkezindeyiz Öğrencilere girişimcilik ve hata yapma cesareti konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, üniversite-sanayi iş birliğinin bu noktadaki kritik işlevine değinerek; İKÇÜ MMF’nin bu süreçteki başarılarının takdire şayan olduğunu söyledi. Üniversite-sanayi entegrasyonunun sadece bir iş birliği değil, milli kalkınmanın temel motoru olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bulduklu, "İKÇÜ olarak kendimizi çok şanslı bir konumda tanımlıyoruz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’nin de her zaman ifade ettiği gibi; İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) ve Ulukent Sanayiciler Derneği gibi Türkiye’nin iki dev sanayi bölgesinin tam merkezinde yer alıyoruz. Coğrafi konumun ötesinde, biz sanayi ile birlikte yürümekten, onlarla ortak bir dil konuşmaktan son derece keyif alan bir üniversiteyiz. Paydaşlarımızın bize her aşamada sunduğu katkı, sadece fiziksel bir destek değil; öğrencilerimizin vizyonunu şekillendiren bir ekosistem desteğidir. Bugün 8'incisini gerçekleştirdiğimiz MUSEB, üniversitemiz ile sanayi dünyası arasındaki güvene dayalı iş birliğinin en somut meyvesidir. Bu kolektif ruh, İKÇÜ’nün hem İzmir hem de Türkiye ölçeğinde hızla yükselen ivmesinin en temel dayanağıdır. Bugün gururla ifade etmeliyim ki; dekanlığımızın ve tüm akademik kadromuzun özverili çalışmalarıyla 9 programımızın 7’sini akredite etmeyi başardık. Bu başarıda emeği olan alanından sorumlu Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Süleyman Akbulut’a, Dekanımız Prof. Dr. Gökçen Bombar’a ve tüm ekibine teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Üretim Cephesinin Neferleri: Ülkenize Olan Borcunuzu Unutmayın Açılış töreninde öğrencilere kendi hayatından bir kesit sunarak seslenen İAOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cem İnam, mühendislik disiplininin 36 yıllık dönüşümünü çarpıcı örneklerle özetledi. 1990 yılında başladığı mühendislik yolculuğunda hesap makineleri ve el çizimlerinden, bugünün yapay zekâ ve üç boyutlu simülasyon dünyasına gelindiğini belirten Başkan Vekili İnam, "Bizim zamanımızda hesap makineleri vardı, bilgisayar laboratuvarlarında sıra beklerdik. Bir teknik resmi elle günlerce çizerdik. Bugün tek bir tuşla simülasyon yapılıyor, yapay zekâ kod üretiyor. Araçlar, hız ve ölçekler değişti ama değişmeyen tek bir şey var: Çalışmanın ve emek harcamanın değeri. Yapay zekâ size cevap verebilir ama ona doğru soruyu sormayı, cevabı sorgulamayı ve gerçek dünyada bir fabrikayı ayağa kaldırmayı sizler başaracaksınız. Bunun kestirme bir yolu yok. Değişime açık olun, yapay zekâyı bir tehdit değil, bir takım arkadaşı olarak görün; ancak mühendisliğin özünün her zaman 'insan' olduğunu unutmayın. İster akademide kalın, ister sanayiyi seçin, kendi işinizi yapın, yurt dışına gidin, hangisi olursa olsun, bu ülkeye olan borcunuzu lütfen unutmayınız. Sizi bu noktaya getiren devletimizin verdiği eğitimler, hocalarımızın emeği, ailenizin fedakârlığı boşa gitmesin. Yolunuz açık olsun" dedi. Milli Kalkınmada Mühendisin Stratejik Misyonu Üretimin toplumsal refaha dönüşme sürecinde mühendisin üstlendiği sorumluluğa dikkat çeken İnam, mühendislerin bir ülkenin gelişimindeki rolünün sadece fabrikalardaki teknik süreçlerle sınırlı olmadığını, aslında bir milletin istikbalini inşa eden "stratejik bir misyon" olduğunu vurguladı. Başkan Vekili İnam, "Üretmeyen bir toplumun pazarlık gücü olmaz; üretmeyen bir mühendisin ise mesleki saygınlığı olmaz. Sizler bu ülkenin üretim cephesinde görev alacak, Türkiye'nin kalkınmasını ve bağımsızlığını fabrikalarda, Ar-Ge merkezlerinde şekillendirecek olanlarsınız. Bir ülkenin tam bağımsızlığı, kâğıt üzerindeki metinlerle değil, atölyelerindeki üretim çarklarıyla korunur. Mühendislik, bir ülkenin dışa bağımlılığını kıran, yerli ve milli çözümlerle kendi kendine yetebilmesini sağlayan en stratejik kalitedir. Atatürk’ün bizlere gösterdiği 'istiklal ve istikbal' hedefi, bugün mühendislik masalarında, simülasyon ekranlarında ve fabrika hatlarında hayat buluyor. Sizler mezun olduğunuzda sadece birer çalışan olmayacaksınız; Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak üretim cephesinin ön saflarındaki neferler olacaksınız" ifadelerini kullandı. Milli Değerlerle Entegre Teknoloji Vizyonu Akademik bilginin ancak üretimle buluştuğunda gerçek gücüne kavuşacağına değinen Ulukent Sanayiciler Derneği Başkanı Mehmet Ömer Telcioğlu, sanayi dünyasının sadece diploma değil, sorgulayan ve risk alan bireyler aradığını söyledi. Üretim sürecinde hata yapmanın gelişimin bir parçası olduğunu ifade eden Başkan Telcioğlu, genç mühendislere şu tavsiyelerde bulundu: "Bugün küresel rekabet artık sadece bilgiyle kazanılmıyor; uygulama hızı, adaptasyon yeteneği ve iş birliği kabiliyeti en az bilgi kadar değerli hale geldi. Üniversitelerimizde üretilen teorik bilgi çok kıymetlidir, ancak bu bilginin sahaya dokunması ve somut bir üretime dönüşmesi şarttır. Hata yapmaktan korkmayın, çünkü sadece üretmeyenler hata yapmaz; ancak aynı zamanda gelişemezler de. Başarının bedelini bir dönem için ödemekten kaçınanlar, başaramamanın bedelini bir ömür boyu ödemek zorunda kalırlar. Vaktinizi lüzumsuz ekran başlarında heba etmek yerine, kendinize yatırım yapın; yabancı dilinizi geliştirin, teknolojiyi takip edin ve merak etmeyi asla bırakmayın." Mühendislik adaylarının sadece teknik eleman değil, birer "gelecek mimarı" olduğunu hatırlatan Başkan Telcioğlu, konuşmasını toplumsal sorumluluk vurgusuyla tamamladı: "Sizler sadece geleceğin mühendisleri değil, aynı zamanda bu ülkenin üretim gücünü belirleyecek nesilsiniz. Atamızın çizdiği yolda ilerlerken; ülkemizin kültürünü, değerlerini ve aile kurumunun önemini asla unutmayın. Milli değerleriyle barışık, teknolojik dünyaya entegre olmuş bir mühendis profili, Türkiye’nin en büyük gücü olacaktır. Sizlerin başarısı, Türkiye’nin başarısıdır." Kurumsal Özgüven: "Tam Akreditasyon" Gururu Etkinliğin ev sahibi olarak kürsüye çıkan İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, fakültenin yakaladığı başarı ivmesine değindiği konuşmasında öğrenci odaklı anlayışlarını, akademik kadronun niteliği ve gelişime açık vizyonları ile harmanladıklarını kaydetti. Dekan Prof. Dr. Bombar, "Sadece 16 yıl önce birkaç idealist akademisyenle yola çıkan bu üniversitenin bugün ulaştığı ivme, büyük bir azmin eseridir. Hedefimiz nettir: Tüm ön yargıları kırarak; ne denli güçlü, üretken ve nitelikli bir yapıya sahip olduğumuzu kamuoyuna kanıtlamak. MÜDEK tarafından yapılan değerlendirmelerde, başvuruda bulunan 7 programımızın tamamı akredite edilmiştir. Üstelik programlarımızın ilk başvurularında 'tam akreditasyon' alma başarısı göstermesi, akademik camiada nadir görülen olağanüstü bir başarıdır. Bugün bu kürsüde bu kadar tereddütsüz özgüvenle konuşmamın ardındaki asıl güç, öğrencilerimizin gözlerindeki o ışık ve başarıya olan açlığıdır" şeklinde konuştu. MUSEB 2026: Kariyer Yolculuğunda Bir "Kazan-Kazan" Modeli Etkinliğin sekiz yıllık yolculuğuna ve sektörel entegrasyona dikkat çeken Mühendislik Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Ahmet Aykaç, MUSEB’in sadece bir organizasyon değil, bilginin somut değere dönüştüğü stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Mühendisliğin merkezinde çözüm ve dönüşümün yattığını belirten Doç. Dr. Aykaç, "Sekiz yıl önce mütevazı adımlarla başladığımız Mühendislik ve Sektör Buluşmaları’nın bugün katlanarak büyümesi, bu etkinliğin akademik ve endüstriyel dünyada ne kadar kritik bir boşluğu doldurduğunun en net göstergesidir. MUSEB, tam da bu amaca hizmet eden canlı bir ekosistemdir; aslında tam bir 'kazan-kazan' projesidir. Öğrencilerimiz daha eğitim aşamasındayken gerçek dünya ve sektör tecrübesiyle tanışma imkânı bulurken; firmalarımız da ihtiyaç duydukları nitelikli insan kaynağına doğrudan erişme fırsatı yakalıyor" dedi. Sponsor Desteği ve Kariyer Fırsatları Etkinliğin mimarı olan İKC-ENSO Topluluğu adına söz alan Topluluk Başkanı Zührenaz Elif Akbulut, MUSEB 2026’nın öğrenci heyecanı ile sektör vizyonunun harmanlandığı özel bir atmosfer sunduğunu belirtti. Mühendisliğin sadece laboratuvar tasarımlarından ibaret olmadığını ifade eden Akbulut, "İKC-ENSO olarak temel amacımız, öğrenci arkadaşlarımızın teknik gelişimlerinin yanı sıra sosyal olarak da yetkin bireyler haline gelmelerini sağlamaktır. Bu etkinlik süresince kurulacak her temas ve yapılacak her tecrübe paylaşımı, biz genç mühendis adaylarının kariyer yolculuğunda birer fener niteliği taşıyacaktır. Bizler; araştıran, sorgulayan ve üretmeye hevesli bir nesil olarak Türk sanayisinin gücüne güç katmaya adayız" şeklinde konuştu. Akbulut ayrıca akademik derinliği endüstriyel tecrübeyle birleştiren "MUSEB 2026"ya destek olan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Sağlık ve Eğitim Vakfı’na; altın sponsorlarımız Bakı Vinç, Hareket ve Rijit Mühendislik’e; gümüş sponsorumuz Halliburton’a; destek sponsorlarımız Vendor Mühendislik, Volkan İtfaiye, Teknoloji Transfer Ofisi ve Yük Mühendisliği Birliği yetkililerine de teşekkürlerini iletti. Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, "MUSEB 2026" kapsamında düzenlenen teknik oturumların ilki gerçekleştirildi. İndas Otomasyon ve Teknoloji bünyesinde görev yapan Siber Güvenlik Uzmanı Kaan Selek, mühendislik disiplinlerinde siber güvenliğin stratejik önemini ele alan kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri fuaye alanındaki standları ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. İki gün boyunca sürecek olan Mühendislik ve Sektör Buluşmaları, farklı disiplinlerden uzmanların katılacağı paneller ve teknik sunumlarla devam edecek.