İKÇÜ’den Afetlerde Beslenme Hizmetlerine Yenilikçi Yaklaşımlar

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Toplu Beslenme Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Dilek Ongan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Afetlerde Beslenme Hizmetlerinde ve Menü Yönetiminde Yenilikçi Yaklaşımlar” başlıklı bilimsel eğitim etkinliği başladı.

TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği kapsamında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi yürütücülüğünde, Türk Kızılay iş birliğiyle düzenlenen; Ege Üniversitesi ile Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nin paydaşı olduğu etkinlik,alanında uzman öğretim üyeleri ile sahada aktif görev alan deneyimli uygulayıcıları aynı çatı altında buluşturuyor.

Afet durumlarında beslenme hizmetlerinin aksamadan yürütülmesine yönelik kritik başlıkların ele alınmasını içeren; sahadaki mutfak kurulum süreçleri, iş akışı yönetimi, lojistik planlama, gıda yardımında teknolojik uygulamalar ve tedarik zinciri çözümleri gibi konuların kapsamlı biçimde değerlendirileceği üç günlük eğitim programının açılışı Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Açılışa İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Akan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan, İzmir İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Nazif Ekinci, Türk Kızılay İzmir Afet Bölge Yönetim Müdürlüğü Afet Müdahale Birim Şefi Levent Çınar, akademisyenler, eğitmenler, kurum temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

“Gönüllülüğümüz ve Altyapımız Var, İhtiyacımız Olan Doğru Organizasyon”

Programın açılışında, Türkiye’nin konumu ve değişen iklim koşulları nedeniyle afet riski yüksek bir coğrafyada yer aldığını vurgulayan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Akan, aktarılan verilere göre daha önce tecrübe edilmemiş afet türleriyle de karşı karşıya kalınabildiğine dikkat çekerek, karşılaşılan veya olası afetlerde doğru organizasyonun önemini hatırlattı. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen, ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan ve 11 ili etkileyen depremler sonrası, İKÇÜ’den bir ekibin de bölgede yer alarak arama kurtarma çalışmalarına katıldığını belirten Prof. Dr. Akan, “Asrın felaketi sonrası, ülke olarak çok fazla imkana sahip olduğumuzu gördük. Keza, milletimizin hayırseverliğine bir kez daha şahit olduk. Felakete maruz kalan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermek üzere ülkece seferberlik başlattık. Oradaki yaraları sarmak için bölgeye kendi imkanlarıyla veya kurumların ve özel şirketlerin olanaklarını kullanarak çok fazla insanımız gitti. Bütün bunlar da bize; lojistiğimizin ve her tülü altyapımızın ne kadar sağlam olduğunu; insanımızın ne kadar duyarlı ve yüce gönüllü olduğunu gösterdi. Ancak, doğru bir organizasyona ihtiyacımız olduğunu da bu vesileyle ciddi bir şekilde görmüş olduk. TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu projenin, ihtiyaca önemli bir karşılık vereceğini düşünüyorum. Ben, özellikle proje yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan hocamıza ve ekibine böylesine özel bir projeye imza attıkları için teşekkür ediyor, verimli bir etkinlik olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Önleme, Tedaviden Çok Daha Üstün, Önemli ve Maliyet Etkindir

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, “Biz, sağlık bilimcileri olarak önemli bir düsturla yola çıkarız: Önleme, tedaviden çok daha üstün, önemli ve maliyet etkindir. Bu kapsamda bizim de burada yapmak istediğimiz şey tam olarak bu, yani önleme. Bir şekilde kaza gelecek, afet gelecek, bir sorun gelecek ve biz hepimiz bunlarla baş başa kalacağız. Sorunu, geldikten sonra çözmek ve hakikaten ciddi bir krizle boğuşmak yerine buna hazırlıklı olmak son derece önemli” dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından fakülte olarak yürütülen çalışmalara dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, TR Dizin’de taranan İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi’nde afetlerle ilgili özel bir sayı hazırladıklarını hatırlatarak şunları söyledi: “Bu çalışmalarda afetin çok çeşitli boyutları olduğunu ve pek çok alanda ihtiyacın bulunduğunu fark ettik. Dergimizde, arama-kurtarma ve kadavra köpeklerinin eğitimine yönelik makalelerden tutun, önümüzdeki üç gün boyunca bu program kapsamında detaylıca ele alınacak olan gıda lojistik sevkiyatlarına ve gıda güvenliğine kadar; yaralıların taşınmasından sonrasında oluşan ampütasyonların tedavisine kadar birçok alanda hocalarımızla kıymetli çalışmalar yaptık. Bu ve benzeri çalışmalara çok fazla ihtiyaç var.” Eğitime katılan kursiyerlerin edindikleri kazanımlarla sahada önemli işler yapacaklarına inandığını belirten Prof. Dr. Kaya, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, eğitimin hayırlı olmasını diledi.

Afete Tam Hazır ve Uzmanlaşmış Diyetisyenler Yetiştirilecek

Konuşmasına protokol üyeleri, akademisyenler, eğitmenler ve katılımcıları selamlayarak başlayan Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan, etkinliğin çok paydaşlı yapısına dikkat çekerek organizasyonun kapsamı hakkında bilgiler verdi. Doç. Dr. Ongan, “Bugün 9 farklı ilden 26 katılımcı ve 8 üniversiteden 15 eğitmenle bir araya geliyoruz. Beslenme ve Diyetetik, Gıda Mühendisliği, Lojistik, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile Bilgisayar Mühendisliği gibi farklı disiplinlerden eğitmenlerin katkı sunacağı bu etkinlikte; Beslenme ve Diyetetik lisans son sınıf öğrencileri ile lisansüstü düzeydeki katılımcılarımızı birlikte aynı öğrenme ortamında buluşturuyoruz” dedi. Üç gün sürecek eğitim programının teorik bilgiyi uygulamaya dönüştüren bir yapıda tasarlandığını belirten Doç. Dr. Ongan, “Afetlerde beslenme hizmetlerinin organizasyonundan lojistiğe, mutfak kurulumundan risk gruplarının beslenmesine, geleneksel ve yenilikçi menü planlama uygulamalarından afet gıdası geliştirme ve tasarlama gibi tüm aşamalara geniş bir çerçevede ilerleyeceğiz. Atölyelerimiz ve sahadaki tecrübelerle, bilginin uygulamaya ve yeni fikirlere dönüşmesini hedefliyoruz. Atölyelerimizde geleneksel yöntemlerle ve yapay zekâ dil modelleri gibi farklı teknolojik imkânlarla afet planları oluşturulacak. Aynı zamanda kriz senaryoları, sahada yaşanan sorunlar ve teorik eğitimler sonrasında bunların pratikte nasıl çözüme kavuşturulacağı ile ilgili çeşitli grup ve atölye çalışmaları yapacağız. Eğitimin üçüncü gününde ise, katılımcılarımız endüstriyel afet gıdası geliştirme süreçlerini deneyimleyecekler” diye konuştu. Eğitimlerin; teknoloji ve bilimsel yöntemleri kullanabilen, disiplinlerarası çalışabilen, afete tam hazır ve uzmanlaşmış diyetisyenlerin yetişmesine; ayrıca afet diyetisyenlerinin afet müdahale ekiplerinin etkin bir üyesi olarak görev almasına zemin hazırlayacağını dile getiren Doç. Dr. Ongan, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

“1 Liralık Önlem, Afet Sonrası 15 Liralık Zararı Engeller”

Afet yönetiminin dünü, bugünü ve geleceği üzerine değerlendirmelerde bulunan İzmir İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Nazif Ekinci, afet yönetiminde risk odaklı yaklaşımın benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ekinci, “Kriz yönetiminde, olay meydana geldikten sonra neye gücünüz yeterse onu yönetirsiniz. En iyi kriz yönetimi; yönetilmesi gerekmeyen krizleri önceden öngörerek ortadan kaldıran risk yönetimidir. Olay öncesinde önleme amaçlı harcanan 1 liralık kaynak, afet sonrası uğranacak 15 liralık zarardan korur” dedi. Türkiye coğrafyasının yüzde 95’inin afet kuşağı üzerinde yer aldığını hatırlatan Ekinci, 1999 Marmara Depremi ve 6 Şubat depremlerinin afet yönetiminde risk odaklı yeni yaklaşımların devreye sokulmasına kapı araladığını vurguladı. İzmir İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında tüm paydaşların katılımıyla yaklaşık 450 eylem planı ortaya çıkardıklarını aktaran Ekinci, bu eylemleri gerçekleştirdikçe İzmir’in afet risklerinin azalacağını belirtti. Ekinci, “İzmir’de profesyonel arama kurtarma personel sayımızı 450’ye yükselttik, akredite ekip sayımız ise 33’e ulaştı. Bornova merkezli yapının yanı sıra Bergama’da müdahale üssümüzü açtık; Ödemiş, Urla ve Menderes’te de yeni üsler kurarak yerinde yönetimi kolaylaştırmayı hedefliyoruz. İzmir’de 2 bin 425 acil durum toplanma alanı ve 71 geçici barınma alanı belirledik. Ayrıca Çiğli Havalimanı yakınındaki 40 dönümlük arazide Türk Kızılay ile ortak kullanacağımız Ege Bölgesi Lojistik Üssü’nü hayata geçireceğiz. Geleceğin afet yönetiminde Havelsan ile yürütülen Hızırnet yazılımı gibi yapay zekâ destekli modellerden risk analizi, erken uyarı, sahadaki operasyonel verilerin anlık takibi ve hasar tespiti gibi alanlarda aktif olarak yararlanacağız” dedi.

Sıcak Bir Öğün, Aynı Zamanda ‘Yanınızdayız’ Mesajı Vermektir

Türk Kızılay İzmir Afet Bölge Yönetim Müdürlüğü Afet Müdahale Birim Şefi Levent Çınar ise, afetlerde beslenme hizmetlerinin insani ve psikolojik boyutuna dikkat çekti. Afet anlarında beslenme hizmetlerinin sadece bir gıda dağıtımından ibaret olmadığını vurgulayan Çınar, “Afetler meydana geldiğinde insanların en temel ihtiyaçlarından biri de beslenmedir. Beslenme ihtiyacını karşılamak ise sadece sıcak bir öğünü, yalnızca fiziksel bir gereksinimi karşılamak değil, aynı zamanda insanlara ‘yanınızdayız’ mesajı vermektir. Türk Kızılay olarak afet öncesinden başlayarak hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, gönüllülerimiz ve tüm paydaşlarımız ile birlikte hizmet vermekteyiz” dedi. İKÇÜ yürütücülüğünde gerçekleştirilen eğitim programının sahadaki uygulamalar ile akademik birikimi buluşturduğunu belirten Çınar, “Bugün burada özellikle afetlerde beslenme hizmetlerinin nasıl planlandığını, nasıl yürütüldüğünü ve bu süreçte üniversitelerimizin ve gençlerimizin nasıl katkı sağlayabileceğini paylaşacağız. Bu vesileyle bizleri ağırlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi yönetimine, değerli akademisyenlerimize ve siz kıymetli öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Programımızın verimli ve faydalı geçmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından eğitim programlarına geçildi. “Afetlerde Beslenme Hizmetlerinde ve Menü Yönetiminde Yenilikçi Yaklaşımlar” başlıklı bilimsel eğitim etkinliği; fikir Atölyeleri, afet menüleri ve afet gıdalarının geliştirilmesine yönelik atölyelerle birlikte 4 Eylül tarihine kadar devam edecek.