Arkeoloji ve Sanat Tarihi Araştırmacıları İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde Buluştu
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin ev sahipliğinde başlayan 30. Orta Çağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu, yurt içinden ve yurt dışından akademisyenleri bir araya getiriyor. Sempozyumda kazı ve yüzey araştırmalarının yanı sıra Türk sanatı, kültürel mirasın korunması ve müzecilik alanındaki güncel çalışmalar ele alınacak.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü iş birliğinde düzenlenen 30. Orta Çağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu başladı. Arkeoloji ve sanat tarihi alanlarında uzun yıllardır sürdürülen bilimsel buluşmanın açılış programı, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Kültürel Mirasın Araştırılmasında Üniversitelerin Sorumluluğu
Açılışta konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Anadolu’nun farklı dönemlere ve uygarlıklara ait zengin bir tarihsel birikime sahip olduğunu belirtti. Bu birikimin araştırılması ve kültürel mirasın daha kapsamlı biçimde anlaşılması konusunda üniversitelere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Rektör Prof. Dr. Balcı, Türk-İslam Arkeolojisi Bölümünün yürüttüğü çalışmaların bu sorumluluğun yerine getirilmesindeki önemine dikkat çekti.
Truva, Bergama ve Muğla’daki tarihsel miras ile Anadolu’nun eski dilleri ve kültürlerine ilişkin araştırma örneklerine değinen Prof. Dr. Balcı, coğrafyamızın geçmişinde araştırılmayı bekleyen pek çok konu bulunduğunu ifade etti ve arkeolojik çalışmaların farklı disiplinlerin katkılarıyla ve çeşitli bakış açılarıyla yürütülmesinin, tarihsel birikimin anlaşılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi. Bilimsel toplantıların araştırmacılar arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkân sunduğunu belirten Prof. Dr. Balcı, Türk-İslam arkeolojisi alanındaki çalışmaların Anadolu ve çevresindeki kültürel mirasın incelenmesi açısından önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Balcı, sempozyumun düzenlenmesine yönelik katkıları dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan’a, Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ömer Gök’e, Prof. Dr. Harun Ürer’e ve organizasyonda görev alan akademik ve idari personele teşekkür etti.
Kültürel Mirası Anlamada Disiplinler Arası İş Birliği
Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanı Yardımcısı Prof. Dr. Murat Ceritoğlu; dil, edebiyat, arkeoloji ve sanat tarihinin geçmişi anlamada ve kültürel kimliği ortaya koymada birbirini tamamlayan disiplinler olduğunu belirtti. Dil ve edebiyatın bir milletin duygu ve düşünce dünyasını kelimeler aracılığıyla aktardığını ifade eden Prof. Dr. Ceritoğlu, arkeoloji ve sanat tarihinin de bu birikimin mimaride, sanat eserlerinde ve kitabelerde karşılık bulan somut izlerini araştırdığını söyledi.
Anadolu’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Balkanlar’a uzanan coğrafyada Türk-İslam kültür ve medeniyetinin farklı kaynaklar üzerinden incelenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ceritoğlu, arkeolojik buluntuların, mimari eserlerin, kitabelerin ve yazma eserlerin birlikte değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Prof. Dr. Ceritoğlu, “Arkeologlarımızın kazı fırçaları ile edebiyatçıların kalemi aynı hakikatin ve kültür mirasının peşindedir.” sözleriyle bu alanların ortak amacına işaret etti. Bilimsel toplantıların akademik etkileşimi güçlendirdiğini ve genç araştırmacıların gelişimine katkı sunduğunu belirten Prof. Dr. Ceritoğlu, sempozyumun hazırlanmasında emeği geçen kurumlara, akademisyenlere ve düzenleme kuruluna teşekkür etti.
Bilimsel Geleneğin Gelecek Kuşaklara Aktarılması
Türk-İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Ürer, sempozyumun geçmişi ve bölümün bilimsel hedefleri hakkında bilgi verdi. İlk kez 1997 yılında, merhum Prof. Dr. Rahmi Hüseyin Ünal’ın öncülüğünde Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde düzenlenen sempozyumun, yıllar içinde arkeoloji ve sanat tarihi araştırmacılarını buluşturan köklü bir bilimsel etkinliğe dönüştüğünü belirtti. Türk-İslam Arkeolojisi Bölümünün kuruluş amaçları arasında Türkistan coğrafyasındaki arkeolojik ve sanatsal mirasın bilimsel yöntemlerle araştırılmasının da bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Ürer, Türk kültür tarihinin farklı dönemlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bölüm bünyesinde Orta Asya ve Moğolistan’daki araştırmaların yanı sıra İlhanlı Sarayı’na ilişkin çalışmaların da yürütüldüğünü aktardı.
Prof. Dr. Akın Ersoy başkanlığında yaklaşık 20 yıldır sürdürülen Smyrna Antik Kenti kazılarının İzmir’in çok katmanlı tarihinin aydınlatılmasına katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Ürer, Kadifekale’deki Fetih Mescidi’nin de kentin Türk dönemi kültürel mirası açısından önemine değindi. Arkeolojik alanların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında kurumlar arasındaki iş birliğinin önem taşıdığını dile getirdi. Bilimsel çalışmaların sürekliliğinin sağlanması için genç araştırmacıların istihdam olanaklarının geliştirilmesi gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Ürer, bölümün çalışmalarına verdiği destek dolayısıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya teşekkür etti.
Türk Sanatı ve Kültür Tarihine Dijital Katkı
Millî Saraylar İdaresi Başkan Yardımcısı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdülhamit Tüfekçioğlu, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının kültürel miras alanında yürüttüğü yayın, proje ve bilimsel toplantı çalışmalarını anlattı. Türk sanatı ve kültür tarihine ilişkin araştırmaların daha geniş kitlelere ulaşmasını önemsediklerini belirten Prof. Dr. Tüfekçioğlu, dijital projelerin bu alanda sunduğu imkânlara değindi.
Cumhuriyet Dönemi Türk Sanatı Tarihi, Türk Sanatçıları, Türk Mitolojisi ve Türk Giyim Kuşamı başlıklarında yürütülen projeler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tüfekçioğlu, akademisyenlerin katkılarıyla geliştirilen çalışmaların bilimsel toplantılar ve çalıştaylarla desteklendiğini ifade etti ve araştırma kaynaklarının erişilebilir hâle getirilmesinin hem bilimsel üretime hem de kültürel birikimin paylaşılmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Topkapı Sarayı’nda Yeni Sergileme Çalışmaları
Millî Saraylar bünyesinde sürdürülen müzecilik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Tüfekçioğlu, Topkapı Sarayı’nın Hazine binasında yeni müze ve sergi alanlarına yönelik hazırlıklar hakkında bilgi verdi. Porselen, hat, darphane ve silah koleksiyonlarının sergilenmesine ilişkin planlamaları aktaran Prof. Dr. Tüfekçioğlu, eserlerin ziyaretçilerle buluşturulmasının kültürel mirasın korunması ve tanıtılması açısından önem taşıdığını belirtti.
Bilimsel Oturumlar İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde Sürecek
Sempozyumun bilimsel oturumları İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yurt içinden ve yurt dışından araştırmacıların katılacağı oturumlarda, İç Asya ve çevresindeki Türk sanatı ve arkeolojisine ilişkin güncel çalışmalar ile Orta Çağ ve sonrasına ait kazı ve yüzey araştırmaları ele alınacak. Yerleşim alanı arkeolojisi ve sanat tarihi araştırmalarının da değerlendirileceği programda, kültürel miras yönetimi, sergileme, restorasyon ve koruma alanlarındaki güncel çalışmalar paylaşılacak. Sempozyum, Birgi ve Tire’ye düzenlenecek kültürel geziyle tamamlanacak.