Rektör Prof. Dr. Köse, “Veriye Hükmedemeyenler Tabi Olurlar”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen ve bu yıl Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen, yapay zekâ ve veri bilimi alanındaki akademik birikimi uluslararası boyutta bir araya getiren “6. Uluslararası Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Kongresi (ICADA 2026)” düzenlenen resmî törenle başladı
İKÇÜ Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezince ülkemizin “Milli Teknoloji Hamlesi” ve “Dijital Türkiye” vizyonu kalkınma hedefleri doğrultusunda hazırlanan, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi hedefleyen ICADA 2026’nın NEVÜ Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan açılış törenine; YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcısı Durmuş Ali Karakoca, Nevşehir Adalet Komisyonu Başkanı Ali İhsan Tabak, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Nevşehir Baro Başkanı Av. M. Necmi Öncül, Nevşehir Vali Yardımcısı Ramazan Yıldırım, Hakimler ve Savcılar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çetin Arslan, Yargıtay 11. Ceza Dairesi Üyeleri Orhan Balbal ve Lütfi Aksoy, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Berrin Akbulut, Yapay Zeka Ekosistemi Derneği Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu, NEVÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ebubekir Kaya ile birlikte çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.
"Teknolojide Tebaa Zihniyetine Başkaldırmak Mecburiyetindeyiz"
Yapay zekânın geleceğini ve etik sınırlarını mercek altına alındığı Uluslararası Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Kongresinin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, "Veriye hükmedemeyenler hâkim olamaz, tabi olurlar" diyerek yerli teknoloji üretiminin stratejik önemine vurgu yaptı. Teknolojide "öncü" olmanın bir mecburiyet olduğuna, geleceği şekillendiren teknolojilerde "bağımsızlık" ve "etik"kavramlarının öne çıktığına değindiği konuşmasında, teknolojik ilerlemenin ahlaki ve vicdani bir süzgeçten geçmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Köse, "Çağımızın en stratejik kaynağı veridir ve onu anlamlı kılmanın yolu yapay zekâdır. Ekonomiden güvenliğe, eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda yapay zekâ temelli dönüşümler yaşanmakta ve bu dönüşüm her geçen gün daha da hızlanmaktadır. Böyle bir çağda, hem kişisel, hem kurumsal hem de ülke olarak bu gelişmelerin dışında olmak ya da mesafe koymak düşünülemez. Yapay zekâ ve veri bilimi, artık yalnızca salt mühendislik ya da teknik bilimlerin içine de hapsedilemez. Günümüzde yapay zeka tüm alanlarda sağlıkta, dinde ve yönetimde merkeze konumlanmış durumda. Biz de bu bütüncüllükle konuya yaklaşmak mecburiyetindeyiz. Teknolojiye ayak uyduramayanların yok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Veriyi toplayamayanlar, tekniği icat edemeyenler hâkim olamazlar; tabi olurlar. Hükmetmek için öncü olmak ve üretmek mecburiyetindeyiz. Biz büyük bir ülkeyiz ve artık teknolojide tebaa zihniyetine başkaldırmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.
Teknoloji ve Etik Uyarısı
Teknolojinin "can menfaati" odağından sapmaması gerektiğine değinen, bilimin teknik yönü kadar etik boyutunun da hayati olduğunu hatırlatan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olaylara atıfta bulunarak, teknolojinin cana kıymak yerine canı koruması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Köse, "Veri ne kadar işlenirse işlensin, onu anlamlı ve etik kılanın hala insan olduğunu hatırlatmak isterim. İnsanlık yararına kullanılan her veriyi kıymetli buluyorum. Bu eksenden sapmış bir anlayışın dünyayı felakete sürükleyeceğini son yaşanan gelişmelerde tekraren deneyimlemenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan gelişmeler hepimizi derinden yaraladı ve esasen teknolojinin nasıl insan yararı odağından çıkıp cana kıyabileceğini en net biçimde göstermiş oldu. Bu vesileyle son yaşanan menfur saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize rahmet diliyorum. Rabbim bize bir daha böyle acılar yaşatmasın temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyor, bu organizasyona emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Ortak Akıl ve Bilimsel Dayanışma
NEVÜ ile kurulan iş birliğinin yalnızca bir organizasyon ortaklığı olmadığını, aynı zamanda güçlü bir bilimsel dayanışma ve ortak akıl kültürünün yansıması olduğunu belirten Prof. Dr. Köse, günümüzde bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ancak disiplinlerarası etkileşim ve kurumsal iş birlikleriyle hız kazanabildiğini, farklı bilgi birikimlerinin bir araya gelmesinin yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmenin temel şartı olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse "Tek bir kurumun ya da disiplinin sınırları içinde çalışmak başarı için yeterli değildir. Farklı bakış açılarının, bilgi birikimlerinin ve tecrübelerin bir araya gelmesiyle başarı ortaya çıkıyor ve bunu yapabildiğimizde ülkemizin stratejik hedeflerine daha değerli katkılarda bulunabiliyoruz. Bu nedenle iki üniversitenin birlikte böyle bir kongreye imza atması, sadece organizasyonel bir iş birliği değil; aynı zamanda güçlü bir bilimsel dayanışma ve ortak akıl iradesinin somut bir göstergesidir. Bu ortak çalışmalar, birlikte iş yapma ve sinerji oluşturma kültürümüze de büyük katkı sağlıyor. Üniversiteler arası iş birlikleri, bilgi üretimini hızlandırdığı gibi, nitelikli insan kaynağının yetişmesine de doğrudan katkı sağlar. Akademik rekabetin yanında akademik dayanışmanın da güçlenmesi, ülkemizin küresel ölçekte daha görünür ve etkili olmasının önünü açacaktır. Bu tür ortaklıklar, farklı uzmanlık alanlarını buluşturarak daha kapsayıcı ve derinlikli çözümler üretilmesine imkân tanımaktadır” dedi.
Yapay Zekâ: Tüm Alanları Yeniden Şekillendiren Bir Paradigma
NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin ise konuşmasında, üniversitelerin hem geçmişin bilgi birikimini koruyan hem de geleceği inşa eden kurumlar olduğuna dikkat çekti. Üniversitede bu kongreyle eş zamanlı olarak “I. Ulusal Doğal ve Kültürel Miras Turizmi Sempozyumu’nun da düzenlendiğini hatırlatan Aktekin, söz konusu iki etkinliğin; günümüz dünyasında geçmiş ile geleceğin, yerel ile küreselin ve doğal ile dijitalin iç içe geçtiğini gösterdiğini ifade etti. Yapay zekanın günümüzde yalnızca teknik bir araç olmanın ötesine geçerek toplumsal yaşamın tüm alanlarını yeniden şekillendiren bir paradigma haline geldiğini vurgulayan Aktekin, üniversite olarak bu dönüşüme uyum sağlayan ve yön veren bir vizyon benimsediklerini belirtti. Rektör Aktekin bu kapsamda veri temelli yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, yapay zekâ odaklı araştırma ve geliştirme faaliyetlerini stratejik öncelikler arasına aldıklarını ifade etti. Kongrenin sadece bilimsel bildirilerin sunulduğu bir platform olmanın ötesinde, üniversitelerdeki yapay zeka ve veri bilimi çalışmalarının geleceğini şekillendirecek stratejik bir zemin sunduğunu kaydeden Prof. Dr. Aktekin, özellikle Yapay Zeka Merkez Müdürleri Çalıştayı’nın bu alandaki kurumsal yapılanmalar ve iş birlikleri açısından önemli çıktılar üreteceğini dile getirdi. Yapay zekanın hukuk, etik ve toplumsal boyutlarının ele alınacağı panellerin de multidisipliner yaklaşımı güçlendireceğini belirten Aktekin, üç gün sürecek kongrenin bilimsel üretime, akademik iş birliklerine ve ülkenin yapay zekâ vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti. Prof. Dr. Aktekin ayrıca, kongrenin Kapadokya’nın ilham veren atmosferinde gerçekleştirilmesinin bilimsel etkileşimi artıracağına dikkat çekerek, etkinliğe katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti ve üretilen bilginin insanlığa fayda sağlaması temennisinde bulundu.
Kendi Teknolojisini Yöneten Ülkeler, Geleceğin Dünyasında Söz Sahibi Olacaklar
Kongre Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu ise konuşmasında, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki ulusal hedeflerine katkı sunmayı amaçladıklarını belirterek, dijital dönüşüm ve milli teknoloji hamlesi doğrultusunda yürütülen bilimsel faaliyetlerin önemine dikkat çekti. Yapay zekanın yalnızca teknik bir alan olarak değil, aynı zamanda hukuki, etik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurgulayan Alaybeyoğlu, kongrenin bu çok boyutlu yaklaşımı destekleyen önemli bir platform olduğunu ifade etti. Yerli ve milli yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesinin stratejik bir gereklilik olduğuna işaret eden Alaybeyoğlu, farklı üniversiteler ve kurumlardan geniş katılımla gerçekleştirilen kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendireceğini belirtti. Merkez Müdürü Prof. Dr. Alaybeyoğlu, “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak her sene düzenlemekte olduğumuz Uluslararası Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Kongresinin akıncısını Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinin kıymetli ev sahipliğinde gerçekleştiriyor olmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Bu süreçte vermiş oldukları desteklerden dolayı Rektörlerimiz; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Sayın Prof.Dr. Semih Aktekin Hocamıza ve İKÇÜ Rektörü Sayın Prof.Dr Saffet Köse Hocamıza en derin teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. İnanıyoruz ki; kendi verisini üreten, kendi algoritmasını geliştiren ve kendi teknolojisini yöneten ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacaklardır. Bu noktada, yerli ve millî yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi, sadece bir bilim politikası değil; aynı zamanda ülkemizin geleceği, bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması açısından çok önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle yapay zekâ alanındaki çalışmalarımızı, sadece akademik bir faaliyet olarak değil; aynı zamanda millî bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Sayın YÖK Başkanımızın belirttiği ‘Yapay zekâ, veri bilimi ve dijital teknolojiler yükseköğretimde öncelikli alanlarımız arasındadır. Küresel ölçekte rekabet edebilmek için üniversitelerimizin yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya kavuşması gerekmektedir’ sözleriyle çizmiş olduğu yol haritası doğrultusunda kongremizde YÖK Üyemiz Sayın Prof.Dr. Derviş Karaboğa Hocamızın açılış konuşmalarını yapacağı ‘Yapay Zeka Merkez Müdürleri’ Çalıştayında, üniversite ve kamu kurum ve kuruluşlarının yapay zeka merkez müdürleri bir araya gelerek, ülkemizin mevcut durumu, yapay zekâ alanındaki gelecek vizyonu ve yapılabilecek iş birlikleri görüşülecektir. Yök Üyemiz Sayın Prof.Dr. Derviş Karaboğa’ya ve tüm merkez müdürlerine vermiş oldukları destekten dolayı şükranlarımızı sunarız. Sayın Adalet Bakanımız tarafından vurgulandığı üzere, yapay zekâ teknolojilerinin hukuk sistemine entegrasyonu, adaletin daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir hale gelmesi açısından büyük bir fırsat sunmaktadır. Yapay zekâ gibi çok boyutlu ve hızla gelişen bir alanda yalnızca teknik bakış açısının yeterli olmadığı, bu alanın hukuki perspektiflerle de desteklenmesi gerektiği artık açık bir gerçektir. Bu doğrultuda, kongremiz kapsamında düzenlenecek olan Yapay Zekâ ve Hukuk Paneli, bu dönüşüm sürecini çok boyutlu olarak ele almayı, güncel uygulamaları, karşılaşılan sorunları ve geleceğe yönelik perspektifleri tartışmayı amaçlamaktadır. Panelde değerli görüş ve katkılarıyla bizleri onurlandıracak olan Hakimler ve Savcılar Kurulu Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Sayın Prof.Dr. Çetin Arslan’a, Yargıtay 11. Ceza Dairesi Üyeleri Orhan Balbal ve Lütfi Aksoy’a, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Sayın Prof.Dr. Berrin Akbulut’a, ‘Yapay Zekâ ve Hukuk’ Paneli Moderatörü Sayın Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu’na en içten teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Farklı ülkelerden ve üniversitelerden, hem sosyal bilimlerden hem de fen bilimlerinden, özel sektör ve kamu kurumlarından çok sayıda akademik bildirinin sunulacağı ve her geçen yıl daha da büyüyen kongremizin gerçekleştirilmesinde çok büyük emek sarf eden; kongrenin koordinatörü olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi yönetimine ve kongrenin yerel ev sahipliğini yapan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesine, destekleriyle kongreye güç katan Erciyes Üniversitesi Ekibine, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ekibine ayrıca minnetlerimizi sunuyoruz” dedi.
NEVÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ebubekir Kaya, yapay zekanın günümüzde yalnızca bir teknoloji olmanın ötesine geçerek yaşamın tüm alanlarını dönüştüren stratejik bir güç haline geldiğini ifade etti. Kaya; sağlık, eğitim, sanayi ve enerji başta olmak üzere birçok sektörde etkisi giderek artan yapay zekâ çalışmalarının bilimsel etkinlikleri daha da önemli kıldığını vurguladı. Yedi farklı ülkeden 150’nin üzerinde bildirinin sunulacağı kongrenin akademi, kamu ve sanayi iş birliğini güçlendiren nitelikli bir platform sunduğunu belirten Kaya, kongre kapsamında ayrıca Yapay Zekâ Merkez Müdürleri Çalıştayı ile Yapay Zeka ve Hukuk Paneli gibi önemli oturumların gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yapılan açılış konuşmaları ve sunumların ardından, NEVÜ ev sahipliğinde 3 gün boyunca devam edecek olan ICADA 2026’nın oturumlarına geçildi. Katılımcılar ayrıca NEVÜ İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından “I. Ulusal Doğal ve Kültürel Miras Turizmi Sempozyumu” kapsamında üniversitenin Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezi Fuaye Salonlarında açılan sergi ve atölyeleri ziyaret etti. ICADA 2026, önümüzdeki günlerde uzman sunumları ve yapay zekâ ekosistemine dair derinlikli tartışmalarla devam edecek.