44,0917$% 0.04
51,1352€% -0.17
7.356,41%0,02
5.183,61%-0,14
13.128,70%-0,36
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜKAM), İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında ‘Geleceğin İnşasında Kadın’ temalı seminer düzenlendi.
Akademik, idari personel ile öğrencilerin takip ettiği, kadının toplumdaki belirleyici rolü ve önemine değinilen seminerin açış konuşmasını yapan İKÇÜKAM Müdürü Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit, inanç ve medeniyet değerlerimize göre kadının, ailenin ve toplumun omurgası olduğunu vurgulayarak binlerce yıllık devlet geleneğinin de ana unsuru olduğunu aktardı. Prof. Dr. Yiğit, “Kadının bizatihi kendi, kız çocuk, eş ve anne olarak konumu, erkek karşısındaki statüsü, bireysel ve sosyal hayattaki hak ve yükümlülükleri; toplumsal yapıyla olduğu kadar inanç ve kültür ile yakından bağlantılı bir konudur. Zira dilimizde yer alan “kadın” sözcüğünün kökeni, Eski Türkçe’de “hükümdarın eşi, soylu kadın” anlamına gelen “katun” yani “hatun” dan gelmektedir. Türk hükümdarlarının çıkardıkları emirlerin başında “Hakan ve Hatun buyurdu ki…” ifadesi ile kadının iradesi vurgulanmaktadır. Tarihimizin dönüm noktalarında kadınları muhakkak görürüz. Tomris Hatun’dan, Terken Hatun’a, Hayme Ana’dan, Nene Hatun’a, Millî Mücadelede destan yazan Kara Fatma ve Şerife Bacı’dan Halide Edip’e uzanan nice kahraman ve lider ruhlu kadınlarımız, sahip olduğumuz özgürlüğümüzün ve birliğimizin teminatı olmuşlar, geleceğimizi inşa etmişlerdir” dedi.
Kadınların Ve Çocukların Katledilmediği Bir Dünya
Günümüz dünyasında yaşanan savaş ve çatışmalardan en çok kadınların ve çocukların etkilendiğini belirten Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit, 8 Mart’ın kutlamadan ziyade barış çağrılarının hayata geçmesi için bir vesile olması gerektiğini söyledi. İKÇÜKAM Müdürü Prof.Dr. Yiğit, “Dün olduğu gibi bugün de ardı kesilmeyen savaşlara, çatışmalara, şiddete şahit oluyoruz. Ülkemiz ve coğrafyamız kritik günlerden geçmekte. Bu kapsamda 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü sadece bir kutlama değil, savaşın mağdur ettiği bütün kadınlar için adalet ve barış çağrısının yapılması gereken bir zemin olarak görüyorum. Bu kapsamda savaşın en büyük mağduru olan kadınları anmadan geçemeyeceğim. Ailesiyle güvenli bir yer ararken İsrail güçleri tarafından Gazze’de kurşunlarla öldürülen altı yaşındaki Hind Recep adlı kız çocuğu ile sembolleşen Gazzeli kadınlar ve çocuklar; geçtiğimiz hafta füzelerle yaşamına son verilen ilkokul çağındaki 165 İranlı kız öğrenci ve onların kadın öğretmenleri olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun, kimliğinde ne yazarsa yazsın savunmasız kadınların ve çocukların ve elbette sivillerin katledilmediği, “hakkın ve hukukun dilde değil, özde var olduğu” bir dünya temenni ediyorum. Bir eğitimci olarak mesleğini icra ederken katledilen Fatma Nur öğretmenimizin ve kendisini, çocuklarını ve en temel haklarını hayatı pahasına korumaya çalışırken öldürülen tüm kadınların acısını da yüreğimde taşıdığımı ifade etmek istiyorum. Sözlerime son verirken başta şehitlerimiz olmak üzere şehitlerimizin kahraman annelerini, eşlerini ve gazilerimizi hürmetle yad ediyor, saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

Hala ‘Cam Tavanlara’ Tabi Kalıyorlar
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü ve Sosyal Hizmet Uzmanı Güliz Kuli de yaptığı sunumda, geleceğin inşasında kadınların üstlendiği önemli rollere değinerek her dönemde bu toprakların mayasını çalmış kahramanların yer aldığını belirtti. ŞÖNİM Müdürü Kuli, “Türk kadını her dönemde bu toprakların mayasını çalmış ve ilmek ilmek işlemiştir. Türk kadını aynı zamanda nezaketin olduğu kadar dayanıklılığın da sembolüdür. Geleceğin inşası derken sadece teknoloji ve bilimle sınırlandırılabilecek durumlardan bahsetmiyoruz. Gelecek ruhla ve estetikle de inşa ediliyor. Kadın dediğimizde de zaten bu iki faktör hemen karşımıza çıkıyor. Kadın, kültürün taşıyıcısı, sanatın ilhamı ve bizzat anlatıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Burada bu ifadeleri kullanırken toplumda yer alan bir bireyi yüceltip diğer bireyleri yok saymak vesaire üzerine bir konuşma gerçekleştirmiyoruz. İki tarafın birbirlerini tamamlayıcı olduğu ve toplumda iki tarafın da eşit düzeyde sosyal, ekonomik ve hukuksal anlamda haklara erişimin eşit olması gerektiğini vurgulayarak bu ifadeleri kullanıyorum. Her ne kadar günümüzde yasalar mekanizmalar yapılan çalışmalar, akademik anlamdaki çalışmalar, kadının güçlendirilmesi yönelik çok ciddi çalışmalar olduğunu gösterse de verilere baktığımızda hala daha özellikle akademik yaşamda, toplumsal yaşamda kadınların belli cam tavanlara tabi kalabildiklerini, cam tavanlar sebebiyle kendilerini geliştiremediklerini ve ne yazık ki cinsiyete dayalı şiddetin ağırlıklı olarak kadın cinsiyeti üzerinden ilerlediğini görebiliyoruz. O yüzden buralarda bulunmamız bizler için çok önemli. Çünkü kadınların güçlenmesini sağlamak sadece yasalarla ya da mevzuatla yapılabilecek şeyler değil. Bu anlamda toplumsal olarak bir arada olup bu bilgilerin yaygınlaştırılması, öncelikle kendi bireysel yaşamlarımızda, sonra sosyal yaşamlarımızda ‘bu eşitliği ne kadar uyguluyoruz?’u cevaplamamız gerekir” şeklinde konuştu.
Toplumu Dönüştüren Bir Özne Olarak Ele Alıyoruz
Ülkelerin ekonomik gelişmesini hızlandıran üretim süreçlerine kadınların aktif katılımlarının önemine değinen Kuli, toplumların geleceğe emin adımlarla yürümesinin temel kaidesinin bundan geçtiğini kaydetti. ŞÖNİM Müdürü Kuli, “Ekonomik olarak kadınların iş gücüne katılımının artması ekonomiyi büyümeyi destekleyen önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Kadınların üretim süreçlerine katılması, girişimcilik faaliyetlerinde yer alması ve ekonomik kaynaklara erişilebilmesi, ülkelerin ekonomik gelişmesini hızlandırmaktadır. Dünya genelinde yapılan araştırmalar kadınların iş gücüne katılımının artmasının ekonomik büyümeyi hızlandırdığını göstermektedir. İkinci olarak kadınların güçlenmesi sosyal refah açısından da önemli katkılar sağlamaktadır. Araştırmalar kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesini, ailelerin yaşam kalitesini arttırdığını göstermektedir. Üçüncü olarak kadınların güçlenmesi demokratik süreçler açısından da önemlidir. Kadınların para alma mekanizmalarına daha fazla temsil edilmesi, farklı deneyimlerin ve perspektiflerin politika süreçlerine dahil edilmesini sağlamaktadır. Bu durum daha kapsayıcı ve dengeli politikaların gelişmesine, bakış açısının zenginleştirilmesine katkı sağlamaktadır. Kadını sadece korunması gereken bir varlık olarak görmemeliyiz. Bu sebeple de bakanlığımız kadına yönelik şiddetle ilgili süreçleri yürütürken sadece korunması gereken bir birey olarak değil hak sahibi, üreten, karar süreçlerine katılan, toplumu dönüştüren bir özne olarak ele almaktadır. Bakanlığımız kadınların eğitimli, özgür ve toplumsal hayatta daha aktif bireyler olarak var olması, çocukların daha bilinçli olarak yetiştirilmesi, aile yapısının güçlenmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla bunları yaparken sadece yaptığı çalışmaları bir bireysel kazanım olarak değil aynı zamanda toplumsal gelişim açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu her zaman vurgulamaktadır. Bu kapsamda yürütülen politikalar kadınların eğitim seviyelerinin arttırılması, ekonomik hayata katılımlarının desteklenmesi, sosyal hayatta görünürlüğünün güçlendirilmesi, hak ve fırsat eşitliğinin sağlanması temel hedefleri arasında şekillenmektedir” dedi.

Konuşmaların ardından İzmir Valiliği ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Ege’de En İyi Başarı Ödülü “ne layık görülen Müge Ekizoğlu, Nuran Erdem ve Kadriye Yakar’ın başarılarının konu edildiği sinevizyon, katılımcılara sunuldu.

İz Bırakan Kadınlar WIELAND’ta Deneyimlerini Paylaştı
1
Çelebili Minikler 23 Nisan’ı Dopdolu Bir Programla Kutladı
159877 kez okundu
2
Türkiye’nin En Genç Kadın Profesörü İKÇÜ’lü
3432 kez okundu
3
İzmir’in En Donanımlı Farazi Mahkeme Salonu İKÇÜ Hukuk Fakültesi’nde Açıldı
2167 kez okundu
4
İKÇÜ Medya Merkezi, Savunma Sanayii Alanında İçerik Üreten Kaner Kurt’u Ağırladı
1227 kez okundu
5
“İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi İzmir’in Modern Yüzü Olacak”
1147 kez okundu