DOLAR

45,5977$% 0.19

EURO

53,2744% -0.3

GRAM ALTIN

6.644,06%-2,19

ONS

4.540,07%-2,37

BİST100

14.367,60%-1,89

a
admin

admin

15 Mayıs 2026 Cuma

DİĞER YAZARLARIMIZ

Genç Mühendislerin Gurur Günü

Genç Mühendislerin Gurur Günü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde geleneksel hale gelen ve her yıl büyük bir ilgiyle takip edilen ‘Bitirme Projesi Poster Sergisi’nin altıncısı düzenlendi. Öğrencileri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, fakültenin bilimsel üretim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi

Fotoğraf- Şule Dürgün

İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi tarafından düzenlenen 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Bitirme Projesi Poster Sergisi, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu fuaye alanında yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Gün boyunca iki oturum halinde düzenlenen sergide, farklı mühendislik disiplinlerinden öğrenciler yıl boyunca üzerinde çalıştıkları bitirme projelerini akademisyenler ve sektörün önde gelen temsilcileriyle paylaşma fırsatı buldu.

Sabah gerçekleştirilen birinci oturumda; Biyomedikal, Bilgisayar, Elektrik-Elektronik ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri projelerini sunarken; öğleden sonra gerçekleştirilen ikinci oturumda ise İnşaat, Harita, Makine, Metalurji ve Malzeme ile Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği bölümleri sahne aldı.

Sergide 172 Poster 256 Öğrenci Yer Aldı

Fakülte genelinde toplam 172 poster ve 256 öğrencinin katılım sağladığı etkinlik hakkında konuşan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, düzenlenen organizasyonun öğrencilerin teknik bilgi düzeylerinin yanı sıra problem çözme, araştırma yapma, proje yönetimi ve sunum becerilerini de ortaya koyduğunu belirtti. Prof. Dr. Bombar, “Bitirme projeleri öğrencilerimizin lisans eğitimleri boyunca edindikleri bilgi ve deneyimlerin somut bir çıktısı niteliğindedir. Bu sergide yer alan çalışmalar, öğrencilerimizin mühendislik bakış açısıyla güncel problemlere çözüm üretme konusundaki yetkinliklerini açıkça göstermektedir. Fakültemizin her geçen yıl artan akademik ve teknolojik kapasitesini öğrencilerimizin bu nitelikli projelerinde görmek bizler için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi. 

Nitelikli Mühendisler Yetiştirmeye Devam Edeceğiz

Organizasyona katkı sunan tüm akademik personele ve öğrencilere teşekkür eden Dekan Prof. Dr. Gökçen Bombar, serginin üniversite-sanayi iş birliği açısından da kritik bir köprü oluşturduğunu vurguladı. Farklı disiplinlerden gelen yenilikçi ve uygulama odaklı projelerin dikkat çekici olduğunu ifade eden Dekan Prof. Dr. Bombar, “Öğrencilerimizin ortaya koyduğu bu çalışmalar, geleceğin mühendislerinin sahip olduğu vizyonu ve üretim potansiyelini göstermesi açısından son derece değerlidir. Fakülte olarak araştırma odaklı, uygulamalı ve nitelikli mühendislik eğitimini desteklemeye devam edeceğiz” dedi. 

Devamını Oku

Akreditasyon Belgesi Eczacılık Gününde Geldi

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Eczacılık Fakültesi, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü akreditasyon belgesi ile kutladı.

Eczacılık Fakültesi tarafından İKÇÜ Merkez Kampüsünde lokma ikramı ve müzik dinletisi ile başlayan etkinliklerin ardından, fakülte öğrencilerine mesleki pratik kazandıracak olan Uygulama Eczanesi’nin açılışı yapıldı. Ardından Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda devam eden törende hem Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerinin atılmasının 187. Yıldönümünde 14 Mayıs Eczacılık Günü kutlaması hem de İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin eğitim kalitesini en üst seviyeye taşıdığının kanıtı olan Akreditasyon Belge Takdim Töreni gerçekleştirildi. Eczacılık Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ECZAKDER) tarafından yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda elde edilen 6 yıllık “Tam Akreditasyon” belgesi, fakülte yönetimine teslim edildi.

Programa, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Gürer Orhan, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi eski dekanları İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tijen Temiz ile Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir, ECZAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Seçkin Özden, ECZAK Başkanı Prof. Dr. Aysun Pabuçcuoğlu, ECZAKDER Genel Sekreteri Prof. Dr. Benay Can Eke, ECZAKDER Değerlendirici Üyeleri Prof. Dr. Nilgün Karalı ve Prof. Dr. Mehmet Arun, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba ve Dr. Öğr. Üyesi Merve Saylam, İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri, kooperatif temsilcileri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

14 Mayıs Eczacılık Günü’nde Tam Akreditasyon Gururu

Programın açılış konuşmasını yapan Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, “Bu yıl 14 Mayıs’ın bizim için ayrı bir anlamı daha var. Çünkü bugün yalnızca mesleğimizi değil; büyük emekler, özveri ve dayanışmayla gelişen bir fakültenin 6 yıllık tam akreditasyonla taçlanan yolculuğunu da gururla konuşuyoruz. Kuruluşundan itibaren kadrosunda yer aldığım Eczacılık Fakültesi’nin dekanı olarak bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyduğumu belirtmek isterim. Bir fakültenin kuruluş aşamasındaki zorluklardan sıkça söz edilir. Böyle bir süreci yaşayanlar bilirler ki, bu yolculuk yalnızca artan iş yükünden ibaret değildir. Bazen bir laboratuvarın kuruluşunu planlar, bazen eğitim programlarını ve ders içeriklerini en baştan oluşturur, kimi zaman bir öğrencinin geleceğine yön verecek sistemi kurmaya çalışır, kimi zaman da kurumsal bir kültürü hep birlikte inşa edersiniz. Ben, bu fakülteyi sadece kurmadığımızı; gerçekten her aşamasını büyük bir emekle, sabırla ve özveriyle ilmek ilmek işlediğimizi vurgulamak isterim. Bugün dönüp baktığımızda İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin her geçen gün büyüdüğünü, geliştiğini ve ülkemizin önde gelen eczacılık fakültelerinden biri haline geldiğini görmek hepimiz için son derece kıymetli. Burada özellikle Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse olmak üzere üniversitemizin tüm birimlerine destekleri için teşekkür etmek istiyorum. Süreç boyunca her zaman yanımızda olup, bizlere güç verdiler. Ayrıca, fakültemizin kuruluş ve gelişim süreçlerinde büyük emek veren eski dekanlarımıza da en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum” diye konuştu. Öğrencilerin Ulusal Hasta Bilgilendirme Yarışması’nda ve farklı alanlarda elde ettikleri başarılarla gururlandıklarını dile getiren Prof. Dr. Şenyiğit, gösterilen başarıların eğitim kalitesinin ve öğrenci niteliğinin en önemli göstergesi olduğunu ifade etti ve 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak konuşmasını noktaladı.

İKÇÜ Eczacılık, Çok Farklı Bir Vizyonla Kuruldu

İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’ni “kardeş fakülte” olarak nitelendiren Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Gürer Orhan, “Ülkemizdeki bilimsel eczacılık eğitiminin kutlandığı bu günde, ECZAKDER üst yöneticilerinin de aramızda bulunduğu bu güzel törenle İKÇÜ Eczacılık Fakültemizin akreditasyonunu da kutluyoruz. Bu iki özel kutlamanın çakışması da güzel bir tesadüf oldu. İKÇÜ Eczacılık Fakültesi, ülkemizdeki yeni açılan eczacılık fakültelerinden çok farklı bir vizyonla kurulan bir fakülte. Ben bunu her zaman, her yerde söylüyorum ve siz öğrencilerin de bilmesini istiyorum. Genelde, ülkemizde eczacılık fakülteleri açılırken öğretim üyeleri asgari şartları sağlayacak kadar toplanır ve çoğunluğunun kadrosu, eczacılık dışındaki farklı disiplinlerden hocalarla oluşturulur. İKÇÜ ise, Kurucu Dekan Prof. Dr. Tijen Temiz’in kararlılığıyla yola çıktı. ‘Biz önce öğretim üyelerimizi yetiştireceğiz; sonra kadro oluşturup öğrenci alacağız’ dediler. Ben, Türkiye’de bu mantıkla kurulan başka bir eczacılık fakültesi görmedim. Zaten başarınızı da, ilk mezununuzu vermenizden kısa süre sonra, şartı sağlar sağlamaz akreditasyon almanızla da gösterdiniz” dedi.

Geleceğin Eczacılarına Önemli Mesaj: Akademiye Önem Verin

İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin kuruluş yıllarındaki zorlukları, verdikleri stratejik kararları ve bugünkü başarıya giden yolu anlatan Prof. Dr. Tijen Temiz, “Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Kürsüsünden, 2013 yılında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne geldiğimde, orada eczacılık fakültesi kuruluş çalışmalarını ben yürüttüğümden, yeni bir fakülte kurmanın zorluklarını biliyordum. İKÇÜ’de her türlü zorluğa rağmen, kaliteden asla ödün vermeden Eczacılık Fakültesi’ni açtık” dedi. Öğrencilere akademiye önem vermelerini tavsiye eden Prof. Dr. Temiz, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak sözlerine son verdi.

Burada Başardığınız Şeyler Birçok Köklü Üniversitede Yok

İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin ikinci dekanı olarak görev yapan Prof. Dr. Mutlu Aytemir: “Sizin başarılarınızla gururlandım. Biliyorsunuz ki pandemide, devlet üniversitesi fakülteleri arasında açık kalan tek fakülte bizdik. Depremi yaşayan, o zorluklarda bile sizi eğitimden mahrum bırakmayan, üniversitenin online altyapısı sayesinde ilk dersi veren de bizdik. Burada, sizin başardığınız bazı şeyler; müfredatınız ve eğitim içerikleriniz birçok köklü üniversitede yok. Eczacılık eğitimi çok hızlı değişiyor. Ürünün, AR-GE’nin ve ÜR-GE’nin (Ürün Geliştirme) çok önemli olduğu, yapay zekânın da işin içine girdiği bir mesleğe doğru gidiyoruz” şeklinde konuştu.

Değerlendirme Ekibini ve Akreditasyon Kurulunu Etkileyen Kurumsal Başarı

ECZAK Başkanı Prof. Dr. Pabuçcuoğlu, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin akreditasyon sürecinde hazırladığı raporun kalitesini ve fakültedeki kurum kültürünü övdü. Prof. Dr. Pabuççuoğlu, “İlk başvurusunda akreditasyon alan bir fakülte olarak İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin tüm dekanlarını, akademisyenlerini, idari personelini ve öğrencilerini yürekten kutluyorum. Bu süreçte beni etkileyen noktaları paylaşmak isterim. Bir kere öz değerlendirme raporu çok güzel hazırlanmıştı. Ben, Ulusal Eczacılık Eğitimi Akreditasyon Kurulu’nda10 yıldan fazladır görev yapıyorum; İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin öz değerlendirme raporu, gördüğüm en güzel raporlardan biriydi. Özellikle başta Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit olmak üzere tüm akademik, idari kadroyu ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Bizi hiç yormayan, çok kolay okunan bir rapordu. Sonuçta değerlendirme ekibimiz de çok güzel bir raporla bize döndü ve tüm süreç çok başarılı bir şekilde geçti. Şunu gördüm ki; akreditasyon ve kalite kültürü bu fakültede çok iyi benimsenmiş, içselleştirilmiş. Bu durum rapora da, değerlendirme ekibimize de yansıdı. Akreditasyon çalışmaları baştan itibaren çok güzel başlamış; sistematik, düzenli bir çalışmanın ürünü. Onun için tüm dekanlarımızı ayrı ayrı kutluyorum. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” dedi.

Türkiye’deki 65 Eczacılık Fakültesi Arasında İKÇÜ’nün Büyük Başarısı

Türkiye’deki 65 eczacılık fakültesinden sadece 17 tanesinin akredite olduğunu belirten ECZAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Seçkin Özden, “İKÇÜ gibi son derece genç bir üniversitenin genç bir fakültesinin, yılların fakültelerini geride bırakıp bu lige girmesi inanılmaz bir olaydır ve tamamen hak edilmiştir” dedi. Nitelikli öğretim kadrosu olmadan kalıcı bir eğitimin mümkün olamayacağının altını çizen Prof. Dr. Özden, YÖK’ün “en az 8 doktoralı akademisyen” kriterini bile sağlayamayan fakülteler olduğunu belirtti. Öğrencilere de seslenen Prof. Dr. Özden, “Mesleğin eski saygınlığı için başarılı öğrencileri akademiyi seçmeye davet ediyorum” dedi. Akreditasyon sürecinin tescili olan TYÇ logosunun mezunlara uluslararası kapılar açtığını dile getiren Prof. Dr. Özden, geçmişte kadrosu azaldığı için akreditasyonunu kaybeden köklü üniversiteler olduğunu hatırlattı ve İKÇÜ’nün bu başarıyı korumak için akademik kadrosunu güçlü tutması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. M. Seçkin Özden, bu süreçte itici güç olan öğrencileri, akademik ve idari kadroyu kutlayarak konuşmasını tamamladı.

Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den Günümüze: Bilimsel Eczacılığın 187. Yılı

Eczacılık mesleğinin usta-çırak ilişkisinden tam donanımlı bir bilim dalına evrildiğini belirten İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu, “Bugün sadece bir meslek gününü değil, 187 yıllık geçmişi olan bir oluşumu konuşuyoruz. 1839 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane içerisinde bir eczacılık sınıfı kurulmasıyla başlayan ve günümüze uzanan süreçte bilimsel eczacılığın 187. yılını idrak ediyoruz. Bu süreçle beraber eczacılık usta-çırak ilişkisinden çıkarak; ilacın üretiminden kontrolüne, saklanmasından hastaya ulaşacağı noktaya kadar artık bilimsel bir gerçeklik kazandı. Ayrıca bugün, 1968 yılında Eczacı Azmi Kerman’ın girişimleriyle başlayan Eczacılık Günü kutlamalarının da 58. yılını kutluyoruz” dedi. Geleceğin eczacılarına da seslenen Başkan Kılıççıoğlu, “Eczaneye giren hastaya; şeker, hipertansiyon, KOAH gibi kronik hastalıklarının takibinde rehberlik edebilecek, doktorla köprü vazifesi görecek, dijital verileri yönetebilecek donanımda olmalıyız. Sizlerden ricam, okul sıralarında tabiri caizse bir ‘pratisyen klinik eczacı’ donanımıyla kendinizi yetiştirip mesleğinizin başına öyle geçmenizdir. Sizlere kapımız her zaman açık. 14 Mayıs Eczacılık Günü’nüzü kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Akreditasyon Belgesi ECZAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Seçkin Özden tarafından, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit’e takdim edildi.

Program; Ankara Eczacı Odası Gençlik Komisyonu tarafından düzenlenen 22. Ulusal Hasta Bilgilendirme Yarışması’nda (UHBY) Türkiye birincisi olan Eczacılık Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisi Buse Tunalı’ya ve akademik ve sportif faaliyetlerde başarı gösteren öğrencilere belge takdiminden sonra İKÇÜ Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin sahnelediği “Zehirden İlacı Ayıran Kimdi?” başlıklı tiyatro temsili ile birlikte sona erdi.

Devamını Oku

FTR Zirvesi: Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda İnovasyon

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “3. Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi”, alanın profesyonellerini ve akademik dünyayı bir araya getirdi

Ana teması “Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda İnovasyon” olarak belirlenen kongre, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Derya Özer Kaya’nın ev sahipliğinde başladı. İki gün sürecek olan organizasyonun açılışına; Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Halil Murat Karadağ, FTR Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlknur Naz Gürşan, dekanlar, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin yanı sıra farklı üniversitelerden gelen konuk akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri katıldı.

Sağlık Hizmetinde “Vicdanlı Profesyonel”
Kongrenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, sağlık profesyonellerinin yetiştirilmesinde bilimsel yetkinliğin ötesinde ahlaki ve insani değerlerin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Konuşmasında “vicdanlı sağlık profesyoneli” vurgusu yapan Prof. Dr. Köse, “Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Her alanda olduğu gibi bu alanda da en iyi olma hedefimize, bu tür nitelikli organizasyonların büyük katkı sunduğuna inanıyorum. Bizler, bu alana sadece sağlık eksenli bakan değil; bunu bir ibadet gibi gören nesiller yetiştirme gayreti içindeyiz. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip eden vizyonumuzun yanında, ahlaki gelişmeyi de her zaman önceliyoruz. Sağlık profesyonellerinin esas işlevi insan ruhunu iyileştirmektir. İnsan bedenine dokunurken vicdan, merhamet ve sabır en güçlü melekelerimiz olmalıdır. Modern sağlık sistemleri teknolojiyle gelişebilir; ancak vicdanla derinleşir. Merhametin ve empatinin olmadığı yerde tedavi her zaman eksik kalır. Fizyoterapi alanında temel unsur güvendir; karakterden ve etik duyarlılıktan uzak bir yaklaşımın toplumda karşılık bulması mümkün değildir. İnsanı merkeze alan bir medeniyet perspektifiyle konuya yaklaşılmalı; multidisipliner çalışma kültürü ve araştırma kapasitesi bu temel üzerine inşa edilmelidir” diye konuştu.
Sağlıklı Bireyler Güçlü Toplumların Temelidir
Yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalıklar karşısında rehabilitasyonun stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirten Rektör Prof. Dr. Saffet Köse üniversitelerin bu süreçteki sorumluluklarına değindi.  FTR’nin toplumsal kalkınmadaki stratejik önemine vurgu yapan Prof. Dr. Köse, “Nörolojik sorunların ve kronik hastalıkların arttığı günümüzde, rehabilitasyon yaşam kalitesi için kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Fonksiyonel bağımsızlığın korunması, hem bireyin toplum içindeki varlığı hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükün hafifletilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir. Rehabilitasyon hizmetleri, sadece yaşam kalitesini artırmakla kalmaz; aynı zamanda bireyi yeniden iş gücüne katarak ülke ekonomisine doğrudan katma değer sağlar. Uzun dönemli bakım maliyetlerini düşüren bu süreç, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Ülke olarak bu konuda oldukça iyi bir noktadayız. Biz biliyoruz ki sağlıklı bireyler, güçlü toplumların temelidir. Üniversite olarak eğitim odağında sağlık sistemine yaptığımız her yatırım, aslında yarının daha güçlü Türkiye’sine yapılan bir yatırımdır. İnsanı merkeze alan bir medeniyet perspektifiyle; multidisipliner çalışma kültürü ve araştırma kapasitemizi uluslararası iş birlikleriyle inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.


Fizyoterapide İnovasyon Yolculuğu
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Derya Özer Kaya, kongrenin klasik bir bilimsel toplantının ötesinde, mesleki geleceğin yeniden şekillendiği bir durak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kaya, “Bugün burada yalnızca bir bilimsel toplantının açılışını yapmıyoruz. Aslında fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında ortak aklın, bilimsel sorumluluğun ve mesleki geleceğin yeniden şekillendiği bilimsel bir yolculuğun üçüncü durağında bir araya geliyoruz. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Eğitim, Araştırma ve İnovasyon Kongresi, ilk düzenlendiği günden itibaren klasik bir kongre olmanın ötesinde bir anlam taşımıştır. İlk kongrede hedefimiz eğitimde kaliteyi ve ortak standartları tartışmaktı ki bu süreci tam akreditasyon ile taçlandırdık. İkinci kongrede araştırma kültürünü güçlendirerek bilimsel üretkenliği merkeze aldık. Bugün üçüncüsünde ise çok daha iddialı bir noktadayız: Bilgiyi yalnızca üretmek değil, dönüştürmek ve geleceğe yön vermek. Bilimsel kongreler yalnızca bilgi aktarımının yapıldığı ortamlar değildir. Asıl değer; kurulan diyaloglarda, sorulan sorularda ve başlayan iş birliklerinde ortaya çıkar. Çünkü bilim merakla başlar, sorgulamayla gelişir, paylaşım ile büyür. Fizyoterapinin geleceğini şekillendirecek olan, sizlerin bilimsel cesareti olacaktır” diye konuştu.
Fizyoterapistin Yeniden Tanımlanan Rolü
Fizyoterapistlerin modern sağlık sistemindeki karar verici rollerinin her geçen gün daha da kritikleştiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, mesleğin gelecekteki konumuna dair değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kaya, “Gerçek gelişim ancak eğitim, araştırma ve inovasyon üçgeni birlikte çalıştığında ortaya çıkar. Dünya sağlık sistemleri köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Yaşam süresinin uzaması, kronik hastalık yükünün artması ve fonksiyonel bağımsızlığın sağlık sistemlerinin temel göstergesi haline gelmesi bize açık bir gerçeği göstermektedir: Geleceğin sağlık sisteminde rehabilitasyon merkezi bir rol üstlenecektir. Bu değişim, fizyoterapistin rolünü de yeniden tanımlamaktadır. Bugünün fizyoterapisti artık sadece uygulayıcı değil; klinik karar veren, veri üreten, teknoloji geliştiren, multidisipliner ekipleri yöneten ve toplumsal sağlık politikalarına katkı sağlayan bir sağlık profesyonelidir. Geleceğin güçlü toplumları, sağlıklı bireyler ve nitelikli sağlık profesyonelleri ile mümkün olacaktır. Bizler yetiştirdiğimiz her öğrenciyle ve yaptığımız her bilimsel katkıyla aslında toplumun yarınlarına yatırım yapıyoruz. Fizyoterapi ve rehabilitasyon yalnızca hareketi yeniden kazandırmak değildir; insana umut vermektir, yaşam kalitesini yükseltmektir, bağımsızlığı yeniden mümkün kılmaktır. Bilimin rehberliğinde, mesleki dayanışma ve ortak değerlerimiz ışığında daha sağlıklı bir toplum için birlikte çalışmaya devam edeceğimize inanıyorum” dedi.


Akademiden Kliniğe Köprü: İKÇÜ Mükemmeliyet Merkezi Hedefi
Fakültenin 15 yıllık deneyimiyle bugüne kadar 400’ü fizyoterapist olmak üzere 2500’ün üzerinde sağlık profesyoneli mezun ettiğini belirten Prof. Dr. Kaya, Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gelecek hedeflerini paylaştı. Üniversitelerin bilgi üretme misyonu ile toplum sağlığına rehberlik etme vizyonu arasındaki doğrudan bağa dikkat çeken Dekan Prof. Dr. Kaya, “Üniversitelerin gerçek gücü yalnızca eğitim vermelerinde değil; bilgi üretmeleri ve topluma rehberlik etmelerindedir. Bu noktada Uygulama ve Araştırma Merkezlerimiz, akademiyi klinikle buluşturan ve öğrenciyi üreten bireye dönüştüren özel bir misyon üstlenmektedir. Bizler, merkezimizin yapılanmasını güçlendirerek bilimsel üretimi toplum sağlığına katkıya dönüştürmek istiyoruz. Akademik bilginin klinik uygulama ile harmanlandığı bir ‘Mükemmeliyet Merkezi’ olma gayretindeyiz. Fizyoterapi yalnızca hareketi yeniden kazandırmak değildir; insana umut vermektir, yaşam kalitesini yükseltmektir. Fakültemizin gelişimine ve Merkezimizin yapılanmasına verdikleri güçlü destek nedeniyle Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Saffet Köse’ye ve Rektör Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Yasin Bulduklu’ya şükranlarımı sunuyorum. Kongrenin düzenlenmesinde büyük emek harcayan düzenleme kuruluna, bilim kuruluna, değerli konuşmacılarımıza ve destek veren tüm kurum ve kuruluşlara, akademik ve idari personelimize, paydaşlarımıza, programa katılan siz değerli konuklarımıza içten teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
200’ü Aşkın Katılımcı ve Uygulamalı Eğitimler
Kongrenin açılışında bölümün gelişim süreci ve program detayları hakkında bilgi veren Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlknur Naz Gürşan, 2016 yılında kurulan bölümün genç ve dinamik kadrosuyla kısa sürede güçlü bir bilimsel ivme yakaladığını vurguladı. Prof. Dr. Gürşan, bölümün Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından 5 yıl süreyle akredite edilerek eğitim kalitesini tescillediğini paylaştı. Kongre programının zenginliğine değinen Prof. Dr. Gürşan, geleneksel yöntemlerin ötesine geçilerek geleceğin sağlık sistemine odaklanıldığını aktardı. Akademik başarıların sürdürülebilirliği için inovasyonun ve genç araştırmacıların desteklenmesinin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürşan, “Bu yıl ‘Eğitimden Klinik’e, Araştırmadan İnovasyona’ uzanan zengin bir içerik hazırladık. Geleceğin fizyoterapistlerinin sahip olması gereken yetkinliklerden yapay zekâ uygulamalarına, kronik ağrıdan spinal patolojilere kadar geniş bir perspektif sunuyoruz. Özellikle genç araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürüyle erken dönemde tanışmasını hedefleyen kongre programımıza, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı projelerini de dahil ettik. Bilimsel etkileşimi sürdürülebilir kılmak adına, sunulan başarılı bildirileri üniversitemiz dergisinde yayımlayarak literatüre katkı sunmaya devam ediyoruz. İki yıldır 200’ün üzerinde katılımcıyla büyüyen bu kongrenin arkasında her detaya dokunan büyük bir emek var. TÜBİTAK 2223-B desteğiyle gerçekleştirilen bu organizasyon, bizler için ayrı bir motivasyon kaynağıdır. Kongremizin son gününde ise mesleki gelişime katkı sunacak olan beş farklı kursu, uygulama araştırma merkezimizde gerçekleştireceğiz. Bu güçlü kurumsal desteği sağlayan Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’ye, düzenleme kurulumuza ve organizasyonun görünmeyen yüzü olan özverili öğrencilerimize, kongremizi zenginleştiren değerli sponsorlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Bilimsel programın içeriğine dair detaylar paylaşan Prof. Dr. Gürşan, “Eğitimden Klinik’e, Araştırmadan İnovasyona” temasıyla hazırlanan panellerde; değişen sağlık sistemi doğrultusunda geleceğin fizyoterapistlerinin sahip olması gereken yetkinliklerden mezuniyet sonrası kariyer yolculuğuna, kronik ağrı yönetiminden spinal patolojilere kadar çok geniş bir yelpazede sunumlar yapılacağını ifade etti.


Dijital Dönüşümden Telerehabilitasyona: Çok Yönlü Bilimsel İçerik
Açılış konuşmalarının ardından “Geleceğin Fizyoterapistleri İçin Donanım Ne Olmalıdır?” başlıklı panele geçildi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Özer Kaya ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehtap Malkoç’un oturum başkanı olarak yönettiği panelde; Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım, “Geleceğin Fizyoterapisti: Değişen Koşullara Uyum Becerileri” başlıklı bir sunum yaptı.
Kongrenin bilimsel programı; fizyoterapi ve rehabilitasyonun geleceğini şekillendiren en güncel temaları kapsayacak şekilde yapılandırıldı. İki gün boyunca sürecek oturumlarda; klinik karar verme süreçleri, kronik ağrı ve spinal patolojilere yönelik modern yaklaşımlar ile yenilikçi egzersiz stratejileri derinlemesine ele alınacak. Mesleğin teknolojik dönüşümünün masaya yatırılacağı kongrede; yapay zekâ uygulamaları, dijital ölçüm ve izleme teknolojileri ile telerehabilitasyon süreçleri multidisipliner bir bakış açısıyla tartışılacak.  Programın son gününde İKÇÜ laboratuvarlarında gerçekleşecek beş farklı mesleki kurs ile katılımcıların pratik gelişimine katkı sunulacak.

Devamını Oku

Geçmişten Bugüne Kültürel Köprü: İKÇÜ’de Hıdırellez Coşkusu

Geçmişten Bugüne Kültürel Köprü: İKÇÜ’de Hıdırellez Coşkusu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türk kültürünün köklü geleneklerinden Hıdırellez’i akademik ve kültürel bir etkinlikle gündeme taşıdı

Fotoğraf- Dilara Ersekmen & Deniz Giriş

Baharın gelişiyle doğanın yeniden canlanmasını, bereketi ve umudu simgeleyen, aynı zamanda kültürel hafızamızın en dinamik parçalarından biri olan Hıdırellez geleneğini anlamlandırmak amacıyla düzenlenen “Kültürel Belleğin İzinde Hıdrellez” başlıklı program, İKÇÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Kadim Türk kültürünün barındırdığı sembollerin, anlatıların ve ritüellerin geçmiş ile bugün arasında güçlü bir köprü kurmaya devam ettiğini vurgulayan etkinliğe Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhi Can Alkın, Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Ceritoğlu, Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Bülent Akın, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜ TÖMER) Müdürü Doç. Dr. Ali Osman Abdurrezzak, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Fedakar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Hem Akademik Sunumlar Hem Şiir ve Müzik Dinletisi

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhi Can Alkın, resmi bir görevlendirme nedeniyle şehir dışında bulunan Dekan Prof. Dr. Şaban Doğan’ın selamlarını ileterek sözlerine başladı. Fakülte bünyesinde hayat bulan bu tür etkinliklerden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Doç. Dr. Alkın, “Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi olarak bölümlerimizin ve fakültemizin öğrenci topluluklarının yaptığı bu tür etkinliklerde bizler çok mutlu oluyoruz. Fakülte olarak, kültürel bellek konusuna özel bir önem veriyor ve bu alanda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Dolayısıyla, kültürel belleğin önemli bir parçası olan Hıdırellez söz konusu olduğunda da, böyle bir etkinliğin Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi’nin dışında başka bir birim tarafından yapılması düşünülemezdi” dedi. Etkinliğin mutfağında yoğun bir emek sarf edildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Alkın, “Öncelikle Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Ceritoğlu başta olmak üzere, işin mutfağında öğrencileriyle canı gönülden çalışan Doç. Dr. Ali Osman Abdurrezzak ve Doç. Dr. Bülent Akın hocalarıma özellikle teşekkür ediyorum. Ayrıca, büyük bir özveriyle katkıda bulunan lisansüstü öğrencilerimize de teşekkür etmek istiyorum. Hem akademik hem de birazdan göreceğimiz gibi kültürel ve müzikal anlamda dopdolu bir program bizleri bekliyor. Açıkçası programın en fazla merak ettiğim, en çok heyecanlandığım kısmı da şiir ve müzik dinletisi olacak. Hocalarımızın ve öğrenci arkadaşlarımızın hem güzel sunumlarıyla hem şiirleriyle hem de müzikleriyle birlikte birazdan bizi mest edeceklerini hissediyorum. Şimdiden her birine çok teşekkür ediyorum. Ayağınıza, emeğinize sağlık. Hıdırellez Bayramımız kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

Hıdırellez, Kültürümüzün Önemli Bir Parçası

Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Ceritoğlu ise, Hıdırellez geleneğinin milli kimlik ve kültürel bellek üzerindeki hayati önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Ceritoğlu, “Hıdırellez malumunuz olduğu üzere kültürümüzün önemli bir parçası, bir unsurudur. Kültür; toplulukları millet yapan, millet olarak varlıklarını devam ettirmelerini sağlayan soyut ve somut varlıklardır. Dolayısıyla kültür, varlık-varlık ilişkisini düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda varlık-hareket ilişkisini de belirleyerek kendisini nesilden nesle aktaracak araçları da sunar. Bu anlamda, milli kimlikle yaşamak istiyorsak kültürel belleği korumamız, yaşatmamız gerekir” dedi. Kültürel bellek açısından, düzenlenen etkinliğin önemini vurgulayan Prof. Dr. Ceritoğlu, katkısı olan herkese teşekkür etti.

Açılış konuşmalarının ardından Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı lisansüstü öğrencilerinin Hıdırelleze ilişkin akademik sunumlarıyla devam eden etkinlik, katılımcılara büyük keyif yaşatan şiir ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.

Devamını Oku

İKÇÜFEST’26 Başlıyor

İKÇÜFEST’26 Başlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde (İKÇÜ) geleneksel hale gelen bahar şenlikleri, dopdolu etkinlik programı ve büyük konser organizasyonlarıyla başlıyor.

Heyecanla beklenen “İKÇÜFEST’26”, 20-21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde İKÇÜ Merkez Kampüs Festival Alanı’nda gerçekleştirilecek.

Festivalin ilk günü, saat 14.00’te başlayacak olan geleneksel Bahar Şenliği Kortej Yürüyüşü ile start alacak. Açılışın ardından program, Rektörlük Kupası Ödül Töreni, öğrenci toplulukları stant etkinlikleri ve DJ performanslarına sahne olacak.

İKÇÜ’lü gençler, üç gün sürecek olan “İKÇÜFEST’26”da Amo988, Sefo ve Eypio Konserleri ile final sınavları öncesinde moral depolayacak.

Festival süresince İKÇÜ bünyesinde faaliyet gösteren; kültür, sanat, spor, teknoloji, sağlık ve sosyal sorumluluk alanındaki tüm öğrenci toplulukları sahada olacak. Topluluklar; düzenleyecekleri yarışmalar, oyunlar, atölye çalışmaları, deneyim alanları ve canlı performanslar ile festival alanına renk katacak.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.