44,1752$% -0.11
50,8217€% 0.55
7.077,41%-0,81
4.992,77%-0,51
12.956,72%-1,04
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesince düzenlenen program ile 14 Mart Tıp Bayramı coşkuyla kutlandı.
Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda düzenlenen programa, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bulut, İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yekta Öncel, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık, İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün, İzmir Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Adnan Yamanoğlu, Çiğli İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sinem Örsçü Kemerli, Bayraklı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Neşe Zeren Nohutcu, Karşıyaka İlçe Sağlık Müdürü Dr. Şamil Buğa, İKÇÜ Genel Sekreteri Nuretdin Memur ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Kutlama programı, Sanat ve Tasarım Fakültesinden Prof.Dr. Ömer Özden, Prof. Dr. Serkan Çelik, Doç. Dr. Mücahit Yalçın Öztüfekci ile İKÇÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Arş. Gör. Dr. Merve Çelik, Arş. Gör. Çisil Özyaman Yılmaz, Can Kaya, Ege Eryılmaz’ın icra ettiği konser ile başladı. Tören, beğeni ile takip edilen konserin ardından protokolün 14 Mart’a ilişkin kutlama konuşmalarıyla devam etti.
Birlikte Çok Güçlüyüz
İKÇÜ’nün ilk açılan fakültesi olan Tıp Fakültesinin yıllar içinde yakaladığı başarı ivmesine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, insanlık tarihinin en yüksek ahlaki ideallerinden birini simgeleyen hekimlik mesleğine kazandırdıkları genç İKÇÜ’lü hekimleri övünç kaynağı olarak gördüklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Köse, “Bünyesinde hekimler, uzmanlar, değerli bilim insanları yetiştirmeye devam eden fakültemiz, afiliye hastanelerimizden aldığı güçle başarılarına devam etmektedir. Bizim öğrencilerimiz de empati yeteneği güçlü, başkalarının dertleri ile dertlenen ve hastalıklara çareler üreten, sürekli gelişme ve değişmeyi düstur edinmiş iyi bireylerdir. Her zaman en iyi olmanın ve daha iyisini aramanın gayreti içinde insana ve cana hizmeti ibadet görürler. Bilgi kadar vicdanın da gerekli olduğunun farkındadırlar. İnsan hayatına dokunmanın verdiği büyük manevi tatmini bilirler. Tolstoy’un dediği gibi ‘Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın’ Ben buradan tüm öğrencilerimize başarılı bir eğitim hayatı ve mesleki bir yaşam diliyorum. Emek veren tüm hocalarımıza ve İl Sağlık Müdürlüğümüz ile başhekimlerimize kalbî şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı hepimizin ve birlikte çok güçlüyüz” dedi.
Sağlık Uğrundaki Her Çaba İbadet Değerinde
İnsan hayatına yapılan katkıların, sağlık uğrunda gösterilen her çabanın ibadet değerinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Köse, yüksek emek ve sürekli fedakârlık gerektiren mesleğin yüksek derecede canı sevmeye odaklı olduğuna işaret etti. Hazreti Muhammed’in(asm) sağlıkla ilgili hadislerinden örnekler veren Rektör Prof. Dr. Köse, “İnsanın gönlünü alan, onun duasına nail olanlar, ibadetlerin en güzelini icra etmiş oluyorlar. Hz. Peygamber’in “Allah, ölüm ve ihtiyarlık dışında her derdin şifasını vermiştir tedavinin peşinde olunuz” hadis-i şerifinde verilen hedef, sağlık uğrundaki çabanın ibadet değerinde olduğunu göstermektedir. Bu arada yine Hz. Adem’den itibaren başlayan ve Hz. Muhammed Aleyhisselam’la sona eren süreçteki ilahi mesajda şöyle bir ifade vardır. Bugün Tevrat’ta da geçer, Kur’an-ı Kerim’de de ‘Kim bir insanı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibidir. Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir’ buyurulur. Hazreti Peygamber (asm) ‘Âdemoğlu Allah’ın şaheser yapıtıdır. Allah’ın diktiği bu yapıtı yıkan ise mel’ûndur’ buyurur. Yine Kur’an-ı Kerim’de insanlara şöyle bir talimat verilir: ‘İnsanın yaratılışını inceleyin. Orada bir mükemmel varlık vardır ve o Allah’a götüren bir yol vardır’ O sebepten İslam dininde, Hristiyan kiliselerinde olduğu gibi din ile bilim çatışması için diye bir şey yoktur. Bilim Allah’a götüren bir yol olduğu için bütün bilimler ve o uğurda çalışanlar Allah yolundadır. Dolayısıyla yapılan bütün işler ibadet değerinde bir özellik taşır. İşte böyle bir ortam ve anlayışta hem hizmeti sunan hem de hizmeti alan esasen memnun olmaktadır. Bizim de üniversite olarak bilimsel donanım yanında bu melekeleri kazandırmak her zaman en önemli amacımız oldu. Yalnızca bir mesleğin temsilcisi değil, aynı zamanda insanlığın vicdanı olan sağlık çalışanlarımız, yakın geçmişte yaşadığımız küresel salgın sürecinde, fedakârlıklarıyla insan hayatına olan bağlılığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Geçmişte olduğu gibi gerektiğinde cephede olmaktan gözünü sakınmayan bu kutsal mesleğin mensupları, salgın hastalıklarla mücadelede de en ön safta yer almışlar, önce toplumun sağlığı için çaba sarf etmişlerdir. Bu başarıda pay elbette siz tıp insanlarının ve ben burada her bir tıp mensubumuza teşekkür ediyor, hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarına Allah’tan rahmet diliyorum. Hepinizin Tıp Bayramını kutluyor, saygı ve sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

Üreten ve Geliştiren Bir Sağlık Politikası Yürütüyoruz
Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta da hekimliğin özveri ve merhamet gerektiren özelliklerine değindiği konuşmasında, merkezi yönetim olarak tüm sağlık çalışanlarının huzuru, mutluluğu ve daha rahat çalışabilmeleri adına yoğun çaba gösterdiklerini vurguladı. Geleceğin hekimlerine de seslenen Genel Müdür Dr. Usta, “İnşallah sizler de bizlerin bu aşamaya getirdiği konuları çok daha ilerilere taşıyacak ve inşallah tıp tarihinde sağlıkla alakalı konularda çok daha başarılı imzalar atar duruma geleceksiniz. Biliyorsunuz ki üreten ve geliştiren bir sağlık politikası yürütüyoruz, bu anlamda sizler de inşallah üreten geliştiren bir yapıya bürünecek ve artı katkılar da sunacaksınız. Sadece hasta bakmaktan öteye bunun daha pratikliğini, daha gelişmişliğini de hedefleyecek insanlar olmuş olacaksınız. Canımızdan daha çok sevdiğimiz annemiz, babamız, çocuklarımız, kardeşlerimize nasıl yaklaşıyorsak her bir hastamıza da aynı şekilde yaklaştığımızın ifadesi ve nişanesidir empati. Özveriyi, merhameti ön planda tutan bir mesleğe sahipsiniz ve eminim aileleriniz sizlerle bu günlerde daha çok gurur duyuyor. Yarın ki tıp bayramının bugün burada açılıyor olması da benim için rastlantı ve güzel oldu. İnşallah yarın Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte tüm camiamız bir araya gelerek bir Tıp Bayramı kutlama programı yapacağız. Sayın Rektörümüze bu ince düşüncesi için, davet ettiği için ve bize bir konuşma fırsatı verdiği için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu vesileyle hem 14 Mart’ımızı hem gelecek Ramazan Bayramımızı şimdiden kutluyorum” şeklinde konuştu.
Her Koşulda Milletimizin İmdadına Koşan Bir Mesleğin Mensuplarıyız
Hayatını başkalarına adayan, insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan hekimliğin uzun ve hiç bitmeyen zorlu bir süreci temsil ettiğini belirten İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, bu onurlu mesleğin mensubu olmaktan duyduğu gururu paylaştı. İl Müdürü Doç. Dr. Kul, “Hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğuna her zaman inanmışımdır. Zorlu ve uzun bir eğitim sürecinde başlayan hekimlik fedakarlığı, sabrı ve büyük bir sorumluluk duygusunu içinde barındıran, insanüstü bir gayretle hizmet etmeyi gerektiren bir meslek. Bu nedenle tarih boyunca kutsal, saygın ve onurlu bir meslek olarak kabul görmüştür. Bizler 1919 yılında İstanbul işgal altındayken tıbbi yeli gençlerin yattığı o bağımsızlık meşalesinin ışığında her zaman ve her koşulda milletimizin imdadına koşan bir mesleğin mensuplarıyız. Dün olduğu gibi bugün de insanımızın sağlığı için en ön safta görev yapmaya devam ediyor, yarın da aynı inanç ve kararlılıkla görevlerimizi sürdüreceğiz. Sağlık çalışanlarımızın büyük bir fedakârlık ve özveriyle yürüttükleri bu kutsal görevin hem toplumun nezdinde hem de özlük hakları bakımından hak ettiği değeri görmesini temenni ediyor, hekimlerimizin ve sağlık sistemimizin ayrılmaz bir parçası olan tüm sağlık çalışanlarımızın bayramını en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.
Sağlık Sistemimizin En Güçlü Temeli ve Toplumumuzun En Büyük Güvenceleri
Sağlık hizmetinin yalnızca bilgi, beceriye değil, aynı zamanda vicdan, sabıra dayanan yapısına dikkat çeken İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık da bu alanda çalışanların sağlıklı toplumların en büyük güvenceleri olduğunu söyledi. Başhekim Prof. Dr. Çalık, “Sağlık çalışanları insanların en zor anlarında, yanlarında olan, güven veren ve hayatın devamı için mücadele eden görünmez kahramanlardır. Her gün büyük bir özveri ile görev yapan hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız sağlık sistemimizin en güçlü temeli ve toplumumuzun en büyük güvencelerinden biridir. Bizler hastane olarak bilimsel gelişmeleri takip eden etik değerlere bağlı ve nitelikli sağlık hizmetini önceleyen anlayışımızla çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu başarıda en büyük büyük pay büyük bir özveriyle çalışan siz değerli sağlık çalışanlarısınız. Bu vesileyle başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı her alanda emek veren tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
Bir Gün Bu Kürsülerden Sizler Konuşacaksınız
İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün, insan hayatına adanmışlığın ifadesi olan 14 Mart’ın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını aktardı. Genç hekimlerin geleceğin yöneticileri olarak başarılı olacaklarına olan inancını paylaşan Başhekim Prof. Dr. Üstün, “14 Mart sadece Tıp Bayramı değil, bilginin, tıp eğitiminin, insan hayatına adanmışlığın adıdır. Sevgili öğrenciler, bir gün bu kürsülerden sizler konuşacaksınız. Hastaneleri sizler yöneteceksiniz, topluma şifa dağıtacaksınız. İşte o gün geldiğinde lütfen vicdanınızın rehberliğini, etik değerleri, bilginin gücünü unutmayın. 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum ve geleceğin hekimlerine çok güvendiğimizi, onlarla gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.
Bir İnsanın “İyiyim” Diyebildiği O Ana Şahit Olabilmek İçin…
Hipokrat’tan İbn-i Sina’ya, Hulusi Behçet’ten Gazi Yaşargil’e uzanan büyük mirası omuzlarında onurla taşıdıklarını ifade eden İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bulut, tıbbın yalnızca bir bilim dalı değil; içinde şefkati, sabrı ve empatiyi barındıran bir insanlık sanatı olduğuna vurgu yaptı. Fakülte olarak bilime bağlı, vicdanı güçlü, etik değerlere sahip ve insan hayatına saygıyı her şeyin üzerinde tutan hekimler yetiştirmeyi en büyük sorumluluk olarak gördüklerinin altını çizen Dekan Prof. Dr. Bulut, “İnsanlık tarihinin en eski, en kutsal ve en zorlu yolculuklarından birine adanmış hayatları, tıbbiyelileri selamlamak için bir araya geldik. Bizler; acıyı dindirmeyi, umudu yeşertmeyi ve yaşamı savunmayı seçmiş bir ordunun neferleriyiz. Uykusuz geçen geceler, polikliniklerdeki yoğun mesailer ve ameliyathanelerin o sessiz ama derin gerginliği; aslında tek bir gaye içindir: Bir insanın “iyiyim” diyebildiği o ana şahit olabilmek. Hekimlik, bir meslek olmanın çok ötesinde; bir yaşam biçimi, bir adanmışlık hikâyesidir. Öğrencilerimiz, bu fakültede yalnızca bir meslek öğrenmiyor, insan hayatını koruma sorumluluğunu taşıyan köklü bir geleneğin yeni temsilcileri olmaya hazırlanıyor. Unutmayın bugün amfilerde öğrendiğiniz her bilgi, yarın bir insanın hayatına dokunacak. Belki de bir gün bir ameliyathanede, bir acil serviste ya da bir poliklinikte vereceğiniz bir karar, bir insanın kaderini değiştirecek. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta değerli öğretim üyelerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın ve geleceğin hekimleri olan öğrencilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, insan hayatına dokunmanın sorumluluğunu ve onurunu hep birlikte taşımaya devam edeceğimize yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.
Yalnızca Bilgiyi Değil, Mesleğin Sorumluluğunu da Öğreniyoruz
Genç hekimler adına konuşan İKÇÜ Tıp Fakültesi Öğrenci Temsilcisi İnt. Dr. Emre Maslak, onurla mensubu oldukları hekimliğin arkasında yoğun bir emek ve özveri olduğuna değinerek; eğitim süreçlerinde sadece bilgiyi değil soğukkanlı olmayı, yorulurken sorumluluk duygusu ile devam etmeyi de öğrendiklerini söyledi. İnt. Dr. Maslak, “Komite öncesi bir sayfa daha diyerek ertelenen uykular, anlamaya çalıştıkça daha da anlamsız hale gelen mekanizmalar, bir sınavdan çıkıp acaba yeterli miydi diye defalarca düşünmek… Ama aslında o sınavlar sadece bilgimizi değil sabrımızı da ölçüyor. Her komite haftası bize disiplin, dayanıklılık ve vazgeçmemeyi öğretiyor. Sınav dönemlerinde kazandığımız bu direnç yarın bir acil serviste, bir ameliyat tanıda, bir yoğun bakımda en çok ihtiyacımız olan şey olacak. Çünkü hekimlik sadece doğru bilgiyi bilmek değildir. Baskı altında doğru kalabilmektir. Yorgunken bile dikkatli olabilmektir. Endişeliyken bile güven verebilmektir. Bir sınav sonucu sizi tanımlamaz, tanımlayan düştüğünüzde tekrar masaya oturmanızdır. Yorulduğunuzda devam etmenizdir. Zorlandığınızda vazgeçmemenizdir. Bu fakülte elbette zor ve yorucu. Saygıdeğer hocalarım, bizler sizlerden yalnızca bilgiyi değil, mesleğin vakarını ve sorumluluğunu öğreniyoruz, bizlere hep güvendiğiniz için teşekkür ederiz. Zor bir yol seçtik ama anlamlı bir yol seçtik. Biz yalnızca bir meslek için değil bir insan hayatına dokunabilmek için çalışıyoruz. 14 Mart sadece tıp bayramı değil aynı zamanda onurun ve cesaretin de simgesidir. Bizler bugün bu geleneğin devamıyız” diye konuştu.
Programda, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse tarafından sağlık bilimleri alanına yaptıkları katkıları için Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta ile İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul’a plaket takdim edildi. Ayrıca, İKÇÜ Tıp Fakültesinin akreditasyon sürecindeki özverili çalışmalarından dolayı Dekan Prof. Dr. Tuğrul Bulut’a, kuruluştan bu yana fakültenin başarısında söz sahibi olan dekanlar Mehmet Ali Malas, Prof. Dr. Mehmet Tokaç, Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu, Prof. Dr. Barış Önder Pamuk ile Prof. Dr. Fatih Esad Topal’a törene katılan protokol tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.
Profesörlük ve doçentlik kadrolarına yükselen öğretim üyelerine fakülte tarafından tebrik belgesinin verildiği tören, “Hatıralar ve Kahramanlarıyla Geçmişten Günümüze Tıp Bayramları” bölümüyle devam etti. Prof. Dr. Ozan Turamanlar “Manşetlerle Tıp Bayramı”, Prof. Dr. Hüseyin Can “Tıbbiyeli Hikmet ve Cumhuriyete Damga Vuran Hekimler” Dr. Öğr. Üyesi Seçil Özçiftçi “14 Mart Tıp Bayramının Türk Tıp Tarihindeki Önemi” başlıklı sunumları ile günün anlam önemine katkıda bulundu. Hafta boyunca devam eden, yalnızca bilim değil sanatta ve sporda da gösterilen başarılı performansları simgeleyen turnuva ve yarışmalarda dereceye giren hekimler ise madalya ve kurumsal hediyeler ile ödüllendirildi.

Çelebili Miniklere Deprem Bilinci Eğitimi Verildi
1
Çelebili Minikler 23 Nisan’ı Dopdolu Bir Programla Kutladı
164287 kez okundu
2
Türkiye’nin En Genç Kadın Profesörü İKÇÜ’lü
3459 kez okundu
3
İzmir’in En Donanımlı Farazi Mahkeme Salonu İKÇÜ Hukuk Fakültesi’nde Açıldı
2187 kez okundu
4
İKÇÜ Medya Merkezi, Savunma Sanayii Alanında İçerik Üreten Kaner Kurt’u Ağırladı
1243 kez okundu
5
“İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi İzmir’in Modern Yüzü Olacak”
1156 kez okundu