DOLAR

44,6153$% 0.09

EURO

51,6684% 0.33

GRAM ALTIN

6.691,91%0,47

ONS

4.664,42%0,36

BİST100

12.921,56%-1,45

a

Otizm Farkındalık Programında: İKÇÜ ‘Rengimiz Kırmızı’ Dedi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından Otizm Farkındalık Programı düzenlendi. Evde, okulda, işyerinde ve toplumsal yaşamda otizmli bireylerin söz hakkı almasını ve yaşamlarına ilişkin tercihlerini ifade etmelerini destekleyen “Rengimiz Kırmızı” mottosuyla düzenlenen programda otizmin genetik, psikolojik ve sosyal boyutları değerlendirildi

Haber- Elif Sude Sarıkaya

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından Nizami-i Gencevi Konferans Salonunda düzenlenen “Otizm Farkındalık Programı’na akademisyenler ve öğrenciler ilgi gösterdi.

Otizme dair bilimsel bilgilerin, toplumsal farkındalık çalışmalarının, eğitim süreçlerinin ve aile deneyimlerinin çok yönlü bir bakış açısıyla ele alındığı programın moderatörlüğünü İKÇÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı ile İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Pirim üstlendi. Programda, İKÇÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Demir ve Doç. Dr. Alev Girli konuşmacı olarak yer aldı.

Maskesiz Bir Varoluşu Temsil Ediyorlar

Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. İbrahim Pirim, otizmin bir eksiklik ya da kusur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, otizmin insanlık spektrumunun doğal bir parçası olduğunu ifade etti. Toplumun gelişmişliğinin, bireylerin birbirine ne kadar benzediğiyle değil, farklılıkların ne ölçüde kabul gördüğüyle ölçülebileceğini belirten Prof. Dr. Pirim, otizmli bireylerin farklı bir iletişim dili kullandığını ve bu dilin anlaşılmasının hem bilimsel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. Prof. Dr. Pirim ayrıca, otizmli bireylerin toplumda “maskesiz bir varoluşu” temsil ettiğini belirterek, bu bireylerin sabır, merhamet ve yargısız kabul gibi insani değerleri yeniden hatırlattığını söyledi.

Amaç Otizmi Daha İyi Anlamak

Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı ise, etkinlikle otizmi daha iyi anlamaya yönelik ortak bir düşünme zemini oluşturmayı ve yeni bakış açıları geliştirmeyi hedeflediklerini vurgulandı. Prof. Dr. Sarı, bu tür organizasyonların toplumsal farkındalığın artırılmasının yanı sıra duyarlılık bilincinin güçlenmesine de önemli katkı sağladığını ifade etti.

Uzman Gözüyle Otizm

Etkinlikte “Uzman Gözüyle Otizm” başlıklı sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Alev Girli, otizmin yalnızca tıbbi bir tanıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda nöroçeşitlilik perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Otizmli bireylerin dünyayı farklı algıladıklarını belirten Doç. Dr. Girli, bu farklılığın anlaşılmasıyla birlikte toplumsal uyumun güçleneceğini söyledi. Sosyal iletişim, duyusal hassasiyetler ve bireysel farklılıkların önemine dikkat çeken Doç. Dr. Girli, farkındalık çalışmalarının yalnızca tanımakla sınırlı kalmaması gerektiğini, eşit fırsatlar ve kapsayıcı yaklaşımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Girli ayrıca, otizmli bireylerin iletişim kuramadığı yönündeki yaygın algının doğru olmadığını belirterek, bu bireylerin farklı bir iletişim dili kullandığını ve bu dilin anlaşılmasının gerekliliğini dile getirdi.  ifade etti.

Otizm ile Yolculuk

Prof. Dr. Cengiz Demir ise “Otizm ile Yolculuk” başlıklı konuşmasında, otizmli bir bireyin ebeveyni olarak yaşadıkları süreci ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Otizmin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demir, erken tanı, doğru eğitim ve aile desteğinin bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı. Otizmli bireylerin güçlü yönlerinin keşfedilmesinin önemini dile getiren Prof. Dr. Demir, uygun yönlendirmelerle bu bireylerin toplumsal hayata aktif şekilde katılabileceğini ifade etti. Eğitim sürecinde karşılaşılan zorluklara da konuşmasında yer veren Prof. Dr. Demir, kaynaştırma eğitiminin önemine dikkat çekerek, hem eğitim sisteminin hem de toplumun bu sürece uyum sağlaması gerektiğini belirtti.

Programın devamında otizmin yalnızca bireysel değil toplumsal bir konu olduğu vurgulanırken, empati, anlayış ve kapsayıcı yaklaşımın önemine dikkat çekildi. Katılımcılar, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda daha görünür olması ve eşit fırsatlara erişebilmesi için farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade etti.

“Rengimiz Kırmızı” temasıyla gerçekleştirilen programda, otizmin bir eksiklik değil farklılık olduğu ve bu farklılığın toplum tarafından kabul edilmesi gerektiği mesajı öne çıktı. Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, otizmli bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve toplumsal kabulün güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, farkındalık çalışmalarının sürdürülebilir olması gerektiği ifade edildi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Türkiye’nin “Dijital Eşitsizlik” Haritasının İlk Çıktısı Yayımlandı

HIZLI YORUM YAP