45,0379$% 0.19
52,8518€% 0.28
6.814,23%0,53
4.708,82%0,34
14.409,07%0,51
İKÇÜ Film Festivali’nde genç sinemacılarla bir araya gelen TRT Belgesel yönetmenleri Zeynep Keçeciler ve Sinem Dirlik, farklı coğrafyalarda hikâye üretim süreçlerini, karakter seçimi ve anlatı dili üzerinden değerlendirirken belgesel sinemanın merkezinde yer alan ortak duygulara dikkat çektiler
Haber- Elif Sude Sarıkaya, Ezgi Gülcü
Fotoğraf- Simay Baran, Deniz Giriş, Dilara Ersekmen
TRT Belgesel Kanalı Koordinatör Yardımcısı Nilay Bilgen’in moderatörlüğünde, İKÇÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda düzenlenen söyleşide, Yönetmen Zeynep Keçeciler ve Yönetmen Sinem Dirlik konuşmacı olarak yer aldı. Belgesel sinemanın mutfağına dair önemli ipuçlarının paylaşıldığı söyleşi, üretim süreçlerine dair çarpıcı bir tartışma zeminine sahne oldu. Zeynep Keçeciler ve Sinem Dirlik, belgeselciliğin sadece bir görüntü kaydı değil, bir “dert edinme” ve karakterle kurulan samimi bir bağ süreci olduğunu vurguladı.
“Karakter Seçiminde Duygu Belirleyicidir”
Söyleşinin çerçevesini çizen moderatör Nilay Bilgen, belgesel sinemada hikâyenin neyi merkeze alarak şekillendiği sorusuna yanıt ararken, yönetmen Zeynep Keçeciler, belgesel üretiminde yola çıkış motivasyonunun bir meseleyi dert edinmek olduğunu belirtti. Keçeciler, “Genelde bir meselenin peşine düşüyorum. Bir derdim ve tasam var. ‘Burada, bunu nasıl anlatırım?” diye yola çıkıyorum. Ancak karakteri belirlerken duygu ile hareket ediyorum” ifadelerini kullandı. Saha deneyimlerine de değinen Keçeciler, karşılaştığı hikâyelerin anlatım sürecini dönüştürdüğünü vurguladı.
Belgesel: Sıradan Hayatın İçindeki Hikâyeyi Gösterme Sanatı
Yönetmen Sinem Dirlik ise belgesel sinemayı gündelik hayatın içindeki hikâyeleri görünür kılma pratiği olarak tanımladı. Her belgeselin arkasında temel bir mesele ve anlatma isteği olduğuna işaret eden Dirlik, “Belgesel, sıradan hayatın içindeki hikâyeyi gösterebilme sanatıdır” dedi. Anlatının gücünün karakterle doğru orantılı olduğunu belirten Dirlik, izleyicinin empati kurabileceği karakterler üzerinden ilerlemenin önemini, “Bir derdimiz var ama bunu en iyi yansıtacak olan kişinin, hayatının içinden anlatabilmek gerekiyor” sözleriyle açıkladı.
Evrensel Anlatı ve Etik Sınırlar
Söyleşide, belgesel sinemanın evrenselliği ve belgeselcinin etik duruşu da masaya yatırıldı. Zeynep Keçeciler, evrensel anlatının temelinde insani duyguların yer aldığını belirterek, “Annenin yokluğu, her yerde annenin yokluğudur” dedi. Sinem Dirlik ise yerel hikâyelerin evrenselleşmesinde insan odaklı anlatımın kritik rolüne değinerek, “Bir konunun insanın hissettikleri üzerinden anlatılması onu evrenselleştirir” ifadelerini kullandı. Zorlu coğrafyalarda çekim yapmanın etik sınırlarına da değinen yönetmenler, belgeselcinin konumunu “gözlemci” olarak tanımladı.
Program, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.

İKÇÜ’nün TÜBİTAK Destekli Yenilikçi Eğitim Projesi İçin Geri Sayım Başladı
1
Çelebili Minikler 23 Nisan’ı Dopdolu Bir Programla Kutladı
213149 kez okundu
2
Türkiye’nin En Genç Kadın Profesörü İKÇÜ’lü
3715 kez okundu
3
İzmir’in En Donanımlı Farazi Mahkeme Salonu İKÇÜ Hukuk Fakültesi’nde Açıldı
2348 kez okundu
4
Çocukluğunun İlk Kütüphanesi Türkiye’nin İlk Agro Kütüphanesi Oldu
1439 kez okundu
5
İKÇÜ Medya Merkezi, Savunma Sanayii Alanında İçerik Üreten Kaner Kurt’u Ağırladı
1386 kez okundu