45,4218$% 0.07
53,3490€% -0.01
6.846,84%-0,48
4.691,00%-0,51
14.779,93%-2,34
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) SKS Fikir ve Medeniyet Topluluğu tarafından düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” başlıklı program, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
Necip Fazıl Kısakürek’in fikir dünyasını, gençliğe bıraktığı mirası ve günümüze söylediklerini anlamak amacıyla İKÇÜ Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda düzenlenen; Edebiyatçı-Yazar Muzaffer Doğan ile Araştırmacı-Yazar Dr. Kazım Albayrak’ın konuk konuşmacı olarak yer aldıkları programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammet Yeşilyurt, İKÇÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bekir Emiroğlu, Fikir ve Medeniyet Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Enes Uzun, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Sakarya Türküsü Felsefi Bir Manifestodur
Programın açılış konuşmasını yapan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, bir millet olmanın en temel şartlarından birinin kalıcı düşünce üretmek ve bu düşünceyi gelecek nesillerin yolunu aydınlatacak bir meşaleye dönüştürmek olduğunu vurguladı. Necip Fazıl Kısakürek’in sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda aksiyonuyla tarihe mal olmuş bir figür olduğunu belirten Prof. Dr. Akbaş, “Necip Fazıl’ın düşüncesinin İslam inancından beslenmekle beraber, Batı felsefesiyle de ciddi bir hesaplaşma içinde olduğunu düşünüyorum. Özellikle ‘Sakarya Türküsü’ örneğinde, ateist varoluşçuluğun babası Albert Camus’nün ‘Sisyphus Miti’ni tersine çevirmiştir. Camus’nün hayatı anlamsız gören, beyhude yere kaya taşıyan mitolojik kahramanı yerine; Necip Fazıl, Anadolu insanını inancıyla hedefine ilerleyen, anlamlı bir hayatın tam merkezine yerleştirmiştir. Bu yönüyle Sakarya Türküsü sadece bir şiir değil, üzerinde çalışılması gereken felsefi bir manifestodur” dedi. Prof. Dr. Akbaş, konuşmasının sonunda etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Fikir ve Medeniyet Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun’a ve öğrencilere teşekkür etti.

Topluluk Uluslararası Bir Vizyona Sahip
Konuşmasına, Necip Fazıl Kısakürek’in “Şarkımız Bizim” şiirini okuyarak başlayan Fikir ve Medeniyet Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, Fikir ve Medeniyet Topluluğu’nun tesadüfi olarak kurulmadığını; Rıza-i İlahi, Mazlumun Yanında Olmak, Büyük Türkiye İdeali, Vatan Sevdası ve Mesuliyet Şuuru olmak üzere beş kavram üzerine inşa edildiğini vurguladı. Topluluğun sadece yerel bir öğrenci kulübü olmadığını, aksine uluslararası bir vizyona sahip olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Dursun, “Fikir ve Medeniyet olarak biz sadece bir topluluk değiliz; 14 fakültemizdeki her bir evladımızla bir bütünüz. Vatanımızın her yerinde ve dünyanın her köşesinde Kızıl Elma’ya ulaşana kadar yolumuza devam edeceğiz. Bu gençler, Anadolu büyüklüğündeki dava taşını bilgisiyle, vizyonuyla ve misyonuyla gediğine koyacaktır” dedi.

Bizim İçin Manevi Bir Anlamı Var
Topluluk Başkanı Sibel Esen ise, etkinliğin temel gayesinin bir hakikat arayışını diri tutmak olduğunu vurguladı. Medeniyetlerin inşasında düşünce insanlarının üstlendiği kritik role dikkat çeken Esen, bu buluşmanın sadece akademik bir faaliyet değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Esen, “Medeniyetler yalnızca maddi birikimlerle değil; düşünce insanları, mütefekkirleri ve hakikat arayışını diri tutan kalemleriyle ayakta kalırlar. Bu yönüyle bugün gerçekleştireceğimiz programın bizler için yalnızca akademik değil, aynı zamanda fikri ve manevi bir anlam taşıdığına inanıyoruz” dedi.
Koca Bir Okyanus
Edebiyatçı-Yazar Muzaffer Doğan, Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in hayatını ve düşünce dünyasını çarpıcı hatıralarla gençlere aktardı. Necip Fazıl’ı “bir maşrapaya sığdırılamayacak koca bir okyanus” olarak niteleyen Doğan, Üstadın Anadolu gençliği üzerindeki dönüştürücü etkisine vurgu yaptı. 1970’li yılların zorlu sokak ve okul kavgaları arasından Necip Fazıl’ın fikirleriyle sıyrıldığını belirten Muzaffer Doğan, Necip Fazıl Kısakürk’in kendisi için ne anlam ifade ettiğini şu sözlerle dile getirdi: “Üstadı tanımak hayatımın en büyük bahtiyarlığıdır. Çünkü Üstat bize Allah Resûlü’nü tanıttı. İnsanlığı kurtarmak için gönderilen İslam dünya görüşünü ve hayat tarzını ondan öğrendik. Onun bize öğrettiği İslam, kuru bir bilgi yığını değildi. ‘Çöle İnen Nur’u 40 yıldır her Ramazan ayında hatmederim; çünkü Resûlullah Efendimizin hayatını bu kadar aşkla anlatan bir eser daha görmedim.
Necip Fazıl Sadece Bir Şair Değildi
Araştırmacı-Yazar Dr. Kâzım Albayrak ise, Necip Fazıl’ın fikirlerini “yaşanmaya değer hayata dair toplum projesi” olarak tanımladı. Albayrak, Necip Fazıl’ın sadece bir şair değil, İslamî ilimlere yol gösteren bir hikmet adamı olduğunu vurguladı. Albayrak, “Necip Fazıl edebiyatçıdır ama edebiyat yapmak için hiçbir şey yazmamıştır. Onun eserleri, İslamî ilimlerdeki eksikliği tamamlayan bir irfan ve hikmet kaynağıdır. Örneğin; ‘Sahabenin en küçüğü, velilerin en büyüğünden üstündür’ ölçüsünü biz ondan aldık. O, modernizmden tekfirci selefiliğe kadar İslam’a yönelen her türlü tehdide karşı sarsılmaz bir dünya görüşü inşa etmiştir. Üstadın dediği gibi; dünya bir inkılâp bekliyor ve bu inkılâbın merkezi Türkiye’dir. Türkiye kurtulmadan İslam âlemi kurtulmayacaktır. Bizim görevimiz Necip Fazıl’ı bir nostalji olarak değil, bir şuur olarak kuşanmaktır. Asıl mesele, başkalarına değil, Allah’a görünerek bu ideali omuzlamaktır” diye konuştu.



Kurumsal Akreditasyon Ara Değerlendirme Heyecanı
1
Çelebili Minikler 23 Nisan’ı Dopdolu Bir Programla Kutladı
220355 kez okundu
2
Türkiye’nin En Genç Kadın Profesörü İKÇÜ’lü
3838 kez okundu
3
İzmir’in En Donanımlı Farazi Mahkeme Salonu İKÇÜ Hukuk Fakültesi’nde Açıldı
2424 kez okundu
4
Çocukluğunun İlk Kütüphanesi Türkiye’nin İlk Agro Kütüphanesi Oldu
1474 kez okundu
5
İKÇÜ Medya Merkezi, Savunma Sanayii Alanında İçerik Üreten Kaner Kurt’u Ağırladı
1464 kez okundu