Haber- Fotoğraf Rüzgar Dede
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü tarafından düzenlenen söyleşide, bölüm öğrencilerinin TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenen “siber zorbalık” projesi konuşuldu.
Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen söyleşide, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerinin Prof. Dr. Elif Korap Özel danışmanlığındaki bilimsel araştırma projesi anlatıldı.
Medya ve İletişim Bölümü 3. sınıf öğrencisi Görkem Özçınar’ın yürütücüsü olduğu, 4. Sınıf öğrencisi Medine Özdemir’in ise araştırmacı olarak yer aldığı “Sanal Dünyada Sessiz Çığlık! Göçmen Üniversite Öğrencilerinin Siber Zorbalık Deneyimleri/Mağduriyetlerinin İncelenmesi: İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Örneği” başlıklı projenin konu olduğu söyleşiye çok sayıda öğrenci katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Proje Danışmanı Prof. Dr. Elif Korap Özel, Görkem Özçınar yürütücülüğündeki projenin, İKÇÜ SBBF Medya ve İletişim Bölümünün ilk kabul alan öğrenci projesi olduğunu dile getirdi. Medya ve İletişim Bölümünde bir gelenek başlattıklarını ifade eden Prof. Dr. Özel, söyleşinin ilham verici olacağına inandığını söyledi. Proje kapsamında, göçmen üniversite öğrencilerinin siber zorbalık deneyimlerinin araştırıldığını aktaran Prof. Dr. Özel, henüz lisans düzeyindeyken alana dair çalışmaların içerisinde yer almalarının önemini vurguladı ve öğrencilere hayallerinin peşinden gitmelerini tavsiye etti.
“Sanal Dünyada Sessiz Çığlık! Göçmen Üniversite Öğrencilerinin Siber Zorbalık Deneyimleri/Mağduriyetlerinin İncelenmesi: İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Örneği” başlıklı proje hakkında bilgi veren Görkem Özçınar, “TÜBİTAK 2209-A projeleri 9 Bin TL bütçeli ve bu bütçe size ekipman almak için veriliyor. Kalan parayı ise TÜBİTAK’a geri iade ediyorsunuz. Aldığınız demirbaş malzemeleri ise proje sonlandığında öğrenim gördüğünüz üniversiteye bırakıyorsunuz” dedi. Projenin araştırma ve yazım aşamalarına değinen ve konu seçiminin öneminden bahseden Özçınar, “Literatür araştırması yaparken siber zorbalık kavramıyla tanıştım. Konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmalar vardı. Özgün bir nokta bulmam gerekiyordu. Bizim çalışmamızın özgünlüğü, bizden önce yapılan siber zorbalık çalışmalarının göçmen üniversite öğrencileri kapsamında yapılmamış olmasıydı” ifadelerini kullandı.
Projenin gerçekleşme evrelerini anlatan Özçınar, Birleşmiş Milletler’in 17 kalkınma hedefinden biri olan eşitsizlikleri önleme doğrultusunda yapılan projenin, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanarak çevrimi ortamlarda bir kişi ya da grubu tehdit etmek, sindirmek, hakaret etmek, taciz etmek, ifşa etmek olarak tanımlanan “siber zorbalık” konusunu İKÇÜ’de araştırmaya dayandığını ifade etti. Projenin kabulünden sonra TÜBİTAK tarafından verilen bir sene süre içerisinde, 9’u kadın 6’sı erkek toplam 15 göçmen öğrenciyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Özçınar, araştırma sonucunda sözlü şiddet, taciz, başkasının kimliğine bürünme ve ısrarlı siber takibin öğrencilerin en çok yaşadıkları siber zorbalık şekilleri olduğu bulgularına ulaştıklarını söyledi. Projenin ön bulgularını İstanbul Beykent Üniversitesi’nin düzenlediği Medya ve İletişim Sempozyumunda sunduklarını aktaran Özçınar, projeye ilişkin yazdıkları makalenin ise yakında yayınlanacağının bilgisini verdi.
Etkinlik, öğrencilerden gelen soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.
